Chngr

Puan vermedi·160 syf.··
2026 11. kitabı
Genel İnceleme Romanın kalbinde yatan ana mesaj, saf merhametin ve insan sevgisinin, ideolojiler ve toplumsal ön yargılar karşısında nasıl çaresiz bırakıldığıdır. Bence kitabın en sarsıcı yönü Hüseyin'in katilinin tek bir kişi olmaması. Kitap Ortadoğu’nun "harese" (kendi kanında boğulma) sarmalını acı bir şekilde deneyimler. Ortadoğu’nun Makus Talihi (Harese Metaforu): Ortadoğu’nun, hırs ve acıdan beslenen, kendi kendini tüketen bir coğrafya haline geldiği mesajı verilir. Livaneli, "Merhamet zulmün merhemi olamaz" diyerek, dünyadaki büyük acıların sadece "acıma duygusuyla" çözülemeyeceğini, sistemli kötülüğün karşısında bireysel merhametin bazen sahibini yakacağını anlatır. Livaneli’ye göre, dünyada bunca adaletsizlik ve acı varken "huzurlu" yaşamak bir duyarsızlık göstergesidir. İbrahim’in hikayenin sonunda hissettiği o kalıcı huzursuzluk, aslında onun yeniden "insanlaşmasının" ve vicdanının uyanmasının bir sembolüdür. Kitapta Ezidilik Kitapta Ezidilerin tek tanrılı bir inanca sahip olduğu, ancak Tanrı'nın dünyayı yönettikten sonra onu Melek Tavus (Tavus Kuşu şeklinde sembolize edilen başmelek) liderliğindeki 7 meleğe bıraktığı anlatılır. Kitap, İslam coğrafyasının Melek Tavus’u yanlış bir şekilde "Şeytan" olarak yorumlaması yüzünden bu halkın yüzyıllardır "Şeytana tapanlar" iftirasına uğradığını vurgular. Ezidilerin güneşe dönerek dua ettikleri, ışığı kutsal saydıkları, doğaya, ağaçlara ve suya kutsallık atfettikleri, beyaz giysiler giydikleri anlatılır. Romanda satır arasında geçen ilginç ritüellerden biri de marul yememe tabusudur. Ezidi inancında mavi renk kutsal kabul edilir ve bu kutsallıktan dolayı günlük yaşamda kullanımı üzerinde çok sert yasaklar (tabular) vardır. Kitapta ana yurtlarının Irak’ın Sincar (Şengal) bölgesi olduğu belirtilir.
HuzursuzlukZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2017117,8bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.

Chngr

, bir kitap okudu
Puan vermedi·160 syf.··
2026 11. kitabı
Zülfü Livaneli
8.2/10 · 117,8bin okunma
Puan vermedi
Dostoyevski’nin Suç ve Ceza’sı insan psikolojisinin, vicdanının ve ahlakının derinliklerine yapılan sarsıcı bir yolculuğudur. Psikolojik roman türünün öncüsü kabul edilir. Suç ve Ceza psikolojik roman türünü "insanın karanlık ve bilinçaltı dehlizlerine" indirerek modern psikolojinin ve Sigmund Freud’un bile besleneceği bir zirve noktasına taşımıştır. Nietzsche, Dostoyevski için “ Kendisinden psikoloji hakkında bir şeyler öğrendiğim tek kişidir” demiştir. Nietzsche daha sonra geliştireceği “Üst insan “ kavramıyla büyük benzerlik taşır. Raskolnikov ismi Rusça bir kelime olan “Raskol” dan gelir ve “bölünme, ayrılma” anlamı taşır. Raskolnikov roman boyunca iki zıt kutup arasında gidip gelir. Kibirli ve Merhametli. Roman St.Petersburg’ da geçer. Petersburg tasvir edilirken devamlı sarı renk vurgulanır. Sarı renk romanın yazıldığı dönemde ve Rus edebiyatında deliliğin sembolüdür. 19. yüzyıl Rusya'sında akıl hastanelerine "Sarı Ev" denirdi. Realizm akımının zirve noktalarından biridir Realizm, 19. yüzyılın ortalarında romantizmin aşırı duygusallığına ve hayalperestliğine bir tepki olarak doğdu. Amacı, toplumu ve insanı "olduğu gibi", bir ayna tutarak anlatmaktı. Dostoyevski'nin Realizmi, klasik realizmin aksine sadece sokağın gerçeğini değil, insan ruhunun en çirkin, en karanlık, en gizli gerçeklerini de masaya yatırır. Raskolnikov aslında tefeci kadını parası için değil, rasyonel ahlakın sınırlarını test etmek için öldürüyor. Dikkat ettiniz mi bilmem, romandaki Svidrigaylov aslında Raskolnikov’un vicdanı olmasaydı dönüşeceği o korkunç canavarın aynasıdır..." Dostoyevski bize der ki : Ne kadar zeki ya da üstün olursanız olun, insanlıktan koparak ve ahlakı çiğneyerek hayatta kalamazsınız.
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025194,5bin okunma