Ne fark eder ki zaten? Herkes ölüyordu nasıl olsa; iyisi de kötüsü de, güçlüsü de zayıfı da, hayata dört elle sarılanı da yaşamı aşağılayanı da... Herkes göçüp gidiyordu. Her şey göçüp gidiyordu.
Devletlerinin sınırlarını daha fazla genişletmek için çaba gösterirler, fakat hükmettikleri topraklarda zeka, bilgelik ve halk vicdanının gelişmesine göz yumarlar.