Gün batımında yolculuklara çıkmak istiyorum. Farklı insanlar arasına karışmak, çok fazla yeni yerler keşfetmek. Bu yolda sevdiğim müzikleri dinlemek istiyorum ve çok fazla yeni şarkılar keşfetmek. Okuduğum kitaplar üzerine bolca düşünmek istiyorum ama aynı zamanda bir o kadar daha yeni kitaplar keşfetmek. Çok fazla güzel şey istiyoruz, ama en çok korkutan bu güzel anıları biriktirememiş bir insan olarak ölmek belki de...
İnsanların yalnızca dış görünüşleri ile değerlendirilmesine katlanamıyordum. Güzel ve çirkin kavramları neye ya da kime göreydi?
İnsan güzeldi ancak herkes bu güzellik kavramını belirli koşullara bağlıyordu...
Her yerdeydiler. Herkeste aynı telaş vardı. Hayatı hızlı yaşıyor, bu sebeple yaşadığımızı dahi fark etmiyorduk. Sözde modernize edilen toplumun modern köleleri olarak günlerimizi sürekli bir yerlere yetişmeye çalışarak harcıyorduk.
İnsanlar, hayatları boyunca bir şeyler için uğraşıp istedikleri noktaya geldiklerinde, neden daha önce geçtikleri yolda olanları umursamaz ve küçük görürlerdi ki ? Oysa yol gösterici olmaları gerekirdi.