On seneden beri belki boşuna herkesten kaçmışım, insanlara inanmamakta haksızlık etmişim. Aramış olsaydım, belki senin gibi birini bulabilirdim. Her şeyi o zaman öğrenmiş olsaydım, belki zamanla alışır, seni başkalarında bulmaya gayret ederdim. Ama bundan sonra her şey bitti. Asıl büyük ve affedilmez haksızlığı sana karşı yaptıktan sonra, hiçbir şeyi düzeltmek istemiyorum.
Maria Puder’le tanışmadan evvelki boş, gayesiz, maksatsız günler, eskisinden çok daha ıstırap verici bir halde, yeniden başlamıştı. Arada bir fark vardı: Hayatın bundan ibaret olduğunu zannettiren bilgisizliğimin yerini şimdi, dünyada başka türlü de yaşınabileceğini bir kere öğrenmiş olmanın azabı tutuyordu.
Bana iyi davranılmasına alışkın değildim. Sanki hayatımda güzel giden bir şeyler olamaz diye düşünüyordum.
Küçüklüğümden beri saadet israfı etmekten korkar, bir kısmını ilerisi için saklamak isterdim