Her gün yaptıklarınız hayatınızın kalitesini ve başarınızın derecesini belirler. Mesele, kendinizi işinize vermenin "içinizden gelip gelmemesi" değil, bunu hissinizden bağımsız olarak yapıp yapmadığınızdır.Bunun nedeni hayattaki sonuçları tutkunun değil, prensiplerin yönetmesidir.
Uyanışlar zihninizin dış kenarlarında bekleyen fikirlerin nihayet düşüncelerinize hâkim olacak kadar ilgi çekmesiyle gerçekleşir. Bunlar "taşların yerine oturduğu", bütün hayatınız boyunca işittiğiniz tavsiyeleri nihayet anladığınız anlardır.
İçinde, hiç uyanmadan kalmış, biraz kurcalanmış, fakat hiçbiri sonuna kadar işlenmemiş birçok yetenek olduğunu acı acı seziyordu. İçi yanarak anlıyordu ki onda gömülü kalmış iyi ve güzel bir şeyler vardı ; belki çoktan ölmüş ya da bir dağın derinliklerindeki altın gibi saklı kalmış olan bu hazine çoktan meydana çıkmış olmalıydı. Ama öyle derinlerde kalmış, üzerine öyle pislikler yığılmıştı ki... Sanki dünyanın ve hayatın ona verdiği nimetleri birisi çalmış ve yine kendi ruhunun derinliklerinde bir yere gömüp bırakmıştı. Sanki bir güç onu hayat meydanına atılmaktan, iradesini ve zekâsını alabildigine açılıp harcanmaktan alıkoyuyordu. Sanki gizli bir düşman daha yola çıkarken onu ağır eliyle yakalamış, insanlığın doğru yolundan uzaklara fırlatmıştı.