-"Hangi sebeple olursa olsun," dedi Albert, "bazı olayların her zaman için günah sayıldığı konusunda bana hak vermelisin."
Omuz silkerek ona hak verdigimi ima ettim.
- Yine de dostum diye devam ettim, bu konuda da bazı istisnalar var. Hırsızlığın günah olduğu doğrudur: Ama insan kendini ve yakınlarını o an söz konusu olan ölümcül bir açlıktan kurtarmak için hırsızlık yapıyorsa, merhamet mi yoksa ceza mı görmeli ?
İnsan doğası, diye sürdürdüm konuşmamı, sınırlı: sevinç, üzüntü, acıya belli bir dereceye kadar katlanabiliyor ve bunun üstüne çıkınca mahvoluyor. Burada sorun birinin zayıf ya da güçlü olması değil, ister psikolojik, ister fiziksel olsun, duyduğu üzüntünün miktarına tahammül edebilmesi ya da edememesi.Bana göre yüksek ateşten ölen birine korkak demek ne kadar uygunsuzsa, yaşamına son veren biri korkaktır demek de o kadar tuhaf.