Hicretin 2. Yılı Ebû Leheb 'in kızı Dürre, iman etmek için Medine 'ye geldiğinde kendisini ziyarete gelen hanımlardan birisi ona: "Sen hakkında Tebbet Sûresi nâzil olan şu Ebû Leheb 'in kızı mısın? Hicretin sana ne faydası var? Bu hicretten senin sevab elde edeceğini kim bilebilir?" diye alayvari şekilde konuşunca bu sözler Dürre 'ye (r.anhâ) çok dokunur. Gelip durumunu Resûlullah 'a (s.a.v) haber verir. Bunun üzerine Efendimiz (s.a.v), bütün müslümanları Mescid-i Nebevî'ye toplayarak bir hutbe irad eder: "Ey insanlar! Sizin nesebiniz/soyunuz var da benim yok mu? Dürre, amcamın kızıdır. Onun hakkında hiç kimse hayırdan başka bir şey söylemesin. Haberiniz olsun ki kim benim soyumdan gelenleri ve akrabalarımı incitirsebbeni incitmiş olur. Kim beni incitirse ALLAH'I incitmiş olur. Unutmayın! Küfür üzere ölen yakınları yüzünden, diriler rahatsız edilmez."
Efendimizin (s.a.v) ortaya koyduğu bu tepki akrabalarına duyduğu sevgiyi anlamamız açısından önemlidir.
Ebu hureyre'nin (r.a) naklettiği iki hadis var. Birincisi bu:
"Ölümden sonra bazı ölülerin derecesi yükseltilir. Ölü der ki: "Ey Rabbim! Bu güzel şey nedir?" Ona: "Çocuğun senin için ALLAH 'tan mağfiret diledi. Bundan dolayı da senin derecen yükseltildi." denir. (İbn Mâce, "Et'ime" ,1)
İkinci rivayet ise şu şekilde: "Kul vefat edince bütün amellerinin sevabı kesilir fakat üç ameli müstesnadır. Bunlar: "Sadaka-i câriye, kendisiyle faydanılan şerefli bir ilim, kendisine dua eden sâlih bir evlattır." (Müslim, "Vasiyet" , 14; Ebû Dâvûd, "Vesâyâ" ,14)
O, Ensâr'ın Ebû bekir 'idir.
Derler ki;
"Muhacirler içerisinde Ebû bekir 'in değeri ne ise ensâr 'ın içerisinde Sa'd b. Muâz 'ın değeri odur." Bundan dolayı o Sıddıkü'l-Ensâr/ Ensâr 'ın Sıddıkı 'dır.(1)
İbn Hişâm ve İbn Sa'd bize naklediyor;
Efendimiz (s.a.v): "Bu hastalığın nedir?" diye annesine sormuş, o da "Bu hastalığın adı ölümdür." diye cevap vermişti. Bu sözü duyar duymaz: "Yani anneciğim sen de babam gibi beni terk mı edeceksin?" demişti.
Altı yaşında olan Efendimiz (s.a.v) aslında bu acıların hepsini çekerek peygamberlik vazifesinin ağır yükünü omuzlayacak noktaya geldi. Dolayısıyla Resûlullah 'ın (s.a.v) 40 yıllık nübüvvet öncesi hayatı, bir hikâye gibi okunmasından öte üç meseleden dolayı okunmalıdır:
. Hazırlık sürecinin anlaşılması
. Olgunluk sürecinin anlaşılması
. Topluma tanınma sürecinin anlaşılması