Daha önce çok elime alıp bıraktığım bir kitaptı. Ama şu an bunun ciddi pişmanlığını yaşıyorum. Aslında kitap, 19. yüzyılın ekonomik koşullarını ve işçilerin acımasız bir şekilde sömürülmesini, özellikle de işçi çocukların ağır işlerde çalıştırılmasını anlatıyor. Bunun sonucunda da bu çocukların bedenleri ağır iş koşullarına dayanamıyor. Buradan şunu öğrenebiliriz: modern dünya, sadece daha gelişmiş bir sömürü düzeni yaratmış durumda. Acı olan şu ki, emekçilerin çoğu bunun farkında bile değil.
Marx diyor ki: “Manüfaktür ile kapitalistler, zanaatçıların yeteneklerinden tek tek faydalanırlar.” Örnek vereyim: bir cüzdan üretiliyor; bir zanaatkâr tasarımı yapıyor, bir diğeri dikişini yapıyor. Yani bir malın üretiminde herkes belli bir alanda uzmanlaşıyor ki kapitalist üretim düzeninde zorlanılmasın. Bugüne uyarlarsak, yüz binlerce öğrenci gereksiz bölümlerden ve niteliksiz üniversitelerden mezun olduktan sonra iş hayatına atılıyor. Patronlar ise bu kalabalığın içinden en iyisini ve en ucuza çalışabilecek olanı seçiyor. Böylece emeğini ucuza satmak zorunda kalan binlerce çalışan ortaya çıkıyor