Ne büyük felaketti gönlün hiç yaşlanmaması! Çünkü, gönül yaşlanmayınca, düşleri, düşünceleri de değişmiyordu. Ve insan ancak rüyada, düşüncelerde hür ve özgürdü. Düşleriyle o, gözyüzüne çıkıyor, denizlerin dibine inebiliyordu. İnsanın yüceliği, ölünceye kadar hayatla ilgili düşünüp düşlemesidir. Ama ölüm buna hiç aldırmaz, hiç bırakmaz insanın peşini, insanın yaşaması, düş ve düşüncelerinin çok yüce, zekasının çok parlak olması umrumda değildir ölümün. O, bütün bunlarla alay eder ve insanı bırakmaz.