Kilimi, türküyü, düşünceyi, yüreği, ağlamayı, gülmeyi, sevinmeyi, sevgiyi öldürecekler. Paraları, kasabanın, küçücük, güzelim akarsuyun yanına tek başına diktikleri, çirkin, sipsivri on katkı kendileri gibi ucube apartmanları yaşayacak. Tümden insanlığı öldürecekler. Unutulmuş ustanın elinin hüneri, güzel nakışı bir köşede küskün, yenilmiş öyle kalacak.
"İyi ki hemen fark ettim Kurtboğanın oğlunu. Kurtboğanın oğlu İsviçrede okuyormuş. Hem okuyor, hem de Allah yok diyormuş. Hakkı var. Allah olsaydı, babası o kadar pislik yapabilir miydi?"
"Sus, dinden imandan çıkıp da kafir olma," diye bağırdı Mustafa Bey. İlk olarak da usulca güldü.