Kitap, Sabahattin Ali’nin hayatında kitaba almadığı yazılarının kızı Filiz Ali tarafından sandığından çıkartılıp kitap haline getirdiği eserlerden oluşuyor.Dört hikaye, makale ve şiirlerden oluşan eserde yazarın kendi el yazısı ve çizdiği resimlerden oluşuyor. ’Çakıcı’nın İlk Kurşunu’ adlı uzun öykü yazarın kendine has üslubu ile destansı bir hal almış çok severek okuduğumu söylemeliyim.
Okurken ama bunların tamamlanmamış taslak halinde olduğunu unutmayalım. Yoksa negatif bir düşünce oluşturabilir kafanızda. Sabahattin Ali’nin kaleminden ne olursa olsun okurum diyenlerden iseniz benim gibi keyifle okuyabilirsiniz.
Kitabın sonlarındaki makaleler, konferanslar ise günümüzde hala geçerliliğini koruması üzüntü verici olsa bile okuyanları müthiş anlatımla düşünmeye ve anlamaya sevk edecektir.
Acemiydim kötü yazdım demiş Sabahattin Ali. Fakat bizlerin onun acemiliğini farketmesi olanaksız. Öyküler bir şekilde kendisini okutuyor, hislendiriyor. Tarihin kapılarını açıp dünyanın o eski halini seyretme imkanı sağlıyor.Sabahattin Ali’nin, kitaba da adını vermiş olduğu “Değirmen” hikâyesinin ilk satırında bulunan soru cümlesi ile okuyucunun hikâyeyle arasında geçecek olan gerçekliklere kendisini de verebilmesini sağlamıştır. Ayrıca soru cümlesinin sonunda yer alan “adaşım” şeklindeki bir hitap yazarın okuyucusuyla bir samimiyet kurma çabasını da ortaya koymuştur. Daha sonra hikâyesine tasvirlerle devam ederek okuyucuyu tümüyle içine çekmeyi başarmıştır. Sen hiç sevdin mi ? En gerçek haliyle, yürekten birini sevdin mi ? Hepiniz bu soruya evet dese dahi burada kimse yürekten sevmemiştir. “Sen sevgiline ne verebilirsin sanki ? Kalbini mi ? Pekala, ikincisine ? Gene mi o ? Üçüncü ve dördüncüye de mi o ? Atma be adaşım, kaç tane kalbin var senin?...
DeğirmenSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 202555,8bin okunma