Yalnızlık benim için artık bir boşluk değil, kimseye eğilmeyen bir kale. Evet, hüzünlü bir tarafı var; insanın en ağır yüklerini hep tek başına omuzlaması, en derin yaralarını yine kendi nefesiyle iyileştirmesi hüzünlüdür elbet. Ama bu hüzün beni zayıflatmıyor, aksine saflaştırıyor.
Kalabalıkların sahte gürültüsünde kaybolmaktansa, kendi sessizliğimde eksilmeyi seçtim. Kimsenin olmadığı bir yolda yürümek zordur, ayakların kanar ama o yolun her taşı sadece senin izinle doludur. Artık biliyorum; başkasının varlığıyla tamamlanmaya çalışanlar, o kişi gittiğinde yarım kalır. Ben ise kendi yalnızlığımda tam olmayı öğrendim. Belki biraz kırgınım, ama asla muhtaç değilim.