“ Yavuz’un zümrütlü tahtına oturmak kolay amma o kahramanın pabucu olmak bile haddi değil. Zavallıya bir imam postu gönderdiler ; o hala bilmezden gelerek ve cübbesini sürükleyerek tahta oturmaya yelteniyor. “ ( Abdülmecid Efendi’ nin halife ilan edilmesi üzerine Malta da sürgün bulunan Vahdettin’in yorumu )
İzmir’in kurtarıldığı gün , 1922’nin 9 Eylül’ünde, galip Türk ordularının başkumandanı Mustafa Kemal Paşa şehre girmeden önce Nif’te Belkahve denilen tepeye çıkmış, buradaki Rum lokantalarından birinde oturmuştu. Tepeden, hala dumanları tüten şehri tek söz söylemeden seyretmiş , sonra “ Kral Konstantin İzmir’e geldiği zaman burada rakı içti mi ? “ diye sormuştu yerlere kadar eğilen Rum garsona. Paşa’nın yanındakiler , garsondan “ Gelmemiştir Paşam! … “ cevabını işiten muzaffer başkumandanın birkaç kelime mırıldandığını , “ Eşek ! Öyleyse niye işgal etti ki İzmir’i ?” dediğini duydular …