Her tarih severin ve özellikle tarih öğretmeninin okuması gereken bir kitap . Ekseriyetle Tarih Öğretmenlerinin bir ders kitabı , bir kaynak eser olarak kullanması yerinde olacaktır.
Bildiğimiz Vahideddin portresinin dışına çıkılmasını sağlayan bir eser . Öncelikle tüm ideolojilerden sıyrılarak söylemek gerekir ki takdir edilesi bir kitap. İnanılmaz bir arşiv . Ve inanılmaz güçlü bağlantılar sonucu ulaşılmış kayıtlar . Zaman zaman ucu açık şüpheye düşüren ifadeler olsa da bunun sebebi belki de alışageldiğimiz gelenekselleşmiş bilgilerimiz olabilir . Sonuç olarak Vahideddin ile ilgili düşüncelerim pek değişmedi fakat şunu söylemek isterim . Basiretsiz bir dönem vasıfsız bir hükümdar .
Tortusu genzi yakan bir roman …
Bir devrin batışı ile bir devrin doğuşu arasında verilen bir mücadele . Hangi tarafta durmak gerek . Doğru olan ne ? Kim kahraman kim hain ? Bu soruları bıraktı bende . Kesinlikle tavsiye olunur . Bir Tarih Öğretmeni olarak bildiklerimi uzunca bir süre sorgulamam gerekecek .
En hızlı okuduğum ama bir yandan da hiç bitmesin istediğim kitaplar listesine girmeyi başardı Martin Eden . Olay örgüsü içinde kaybolup siz de karakterlerden birine dönüşüyorsunuz . Verdiği mücadele , insanların inançsızlığı, beklentiler . Mutlaka hayatınızdan bir iz bulacaksınız . Belki de bu kitabı değerli kılan yarı otobiyografik bir eser oluşu olabilir. Jack London ‘ ın kendi hayatından kesitlere yer vermesi çok daha fazla merak uyandırıyor. Okuyun ama bitirmek için acele etmeyin …
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025134,8bin okunma
Zaman kavramının öznel bir olgu olduğunu bir kez daha anlamamı sağlayan bir kitap oldu . Bir subay için bir kalede geçen 30 yıl ile şehirli birinin geçirdiği 30 yıl tabiki aynı değildi. Ayrıca insanın bir beklenti içindeki geçirdiği ömür her zaman beklentilerini karşılar mı ? O yüzden hayaller doğrultusunda geleceğe bir hedef koyup onun için mi çalışmalı yoksa anı mı yaşamalı ? Bunları sorgulatan akıcı bir roman .