1000Kitap Logosu
Murat Bardakçı

Murat Bardakçı

Yazar
BEĞEN
TAKİP ET
8.2
558 Kişi
1.564
Okunma
323
Beğeni
7,7bin
Gösterim
Unvan
Özellikle Tarih Alanında Uzmanlaşmış Türk Gazeteci, Yazar ve Televizyon Programcısı
Doğum
Şişli, İstanbul, Türkiye, 25 Aralık 1955
Yaşamı
Murat Gökhan Bardakçı, 1955 yılında İstanbul'da doğdu, ekonomi öğrenimi gördü. Musikiye Dr. Selahattin Tanur'la tanbur ve eser meşkederek başlayan Murat Bardakçı, Tanur'dan "icazet" aldı, Ekrem Karadeniz'le teori, teori tarihi ve ses sistemi üzerine çalıştı, Fahire Fersan ve Vecdi Seyhun'dan yararlandı, ilgi alanını daha sonra musiki tarihine yöneltti. Abdülbaki Gölpınarlı'dan şarkiyat kaynakları ve metodolojisi alanlarında büyük ölçüde faydalandı, bu arada Türk ve İslam Müziği'nin tarihiyle ilgili kitap, belge, fotoğraf, film ve ses kaydı gibi arşiv malzemesi topladı, geniş bir nota kolleksiyonu oluşturdu. 
Enver
OKUYACAKLARIMA EKLE
Şahbaba
OKUYACAKLARIMA EKLE
Son Osmanlılar
OKUYACAKLARIMA EKLE
Osmanlı'da Seks
OKUYACAKLARIMA EKLE
Neslişah
OKUYACAKLARIMA EKLE
İttihadçı'nın Sandığı
OKUYACAKLARIMA EKLE
Naciyem Ruhum Efendim
OKUYACAKLARIMA EKLE
Bir Devlet Operasyonu: 19 Mayıs
OKUYACAKLARIMA EKLE
Safiye
OKUYACAKLARIMA EKLE
Yıkılış ve Kuruluş
OKUYACAKLARIMA EKLE
Refik Bey - Refik Fersan ve Hatıraları
OKUYACAKLARIMA EKLE
Şahbaba
OKUYACAKLARIMA EKLE
Ahmed Oğlu Şükrullah
OKUYACAKLARIMA EKLE
25 Yıla 25 Besteci
OKUYACAKLARIMA EKLE
Atatürk’ün Mutfağı
OKUYACAKLARIMA EKLE
Girit Oyunu Ve Kıbrıs
OKUYACAKLARIMA EKLE
197 syf.
·
Beğendi
·
7/10 puan
Hanedanın Türkiye dışına çıkarılmasıyla başlarına gelenler,yaşamları,miras davaları,Türkiye özlemleri,iki kola ayrılan Osmanoğullarının anlaşmazlıkları,dolandırılmaları,hanımsultanları başka hanedanlarla yaptığı evlilikler,tüm bunlara ait belgeler ve mahkeme kararları,çıkarılan kanunlar daha fazlası… Kitabın son bölümünde bir de fotoğraflar kısmı var.Ben bu kısmı çok beğendim.Aile üyeleri,bazı kesimlerin hayal ettiği gibi şeriat hükümlerine göre yaşayan insanlar değil,aksine modern,çağa ayak uydurmuş insanlar.Yaşadıkları tüm zorluklara rağmen kraldan çok kralcı olanların aksine Atatürk ‘ü ve Türkiye’yi çok seviyorlar.Yeni kurulan Türkiye Devleti’nin onları sürgün etmesini anlamlı bulanlar çoğunlukta.Dönemin şartları düşünüldüğünde ,ben bu kararı doğru buluyorum.Halkın halife,padişah tutturmaları olmasa belki başka şekilde de sonuçlanabilirmiş.Kitapla ilgili en büyük sıkıntı hanedan üyelerinin her bir akrabalık bağının sanki biliniyormuşcana anlatılması.Bir soyağacı çıkarılıp öyle anlatılsaymış bence daha iyi olabilirmiş.Son Osmanlıları merak edenlerin okumasını tavsiye ederim.
Son Osmanlılar
7.9/10
· 184 okunma
Okuyacaklarıma Ekle
20
624 syf.
·
81 günde
·
Beğendi
·
8/10 puan
Sürgün, aşk ve ihtiras.
Enver Paşa’nın sürgün yıllarında eşi Naciye Sultan’a yazdığı 417 mektubun derlenmesinden oluşan bu kitap tarihle ilgilenen okurlar için eşsiz bir kaynak niteliğinde. Kaynak diyorum çünkü iki kişi arasında yazılan mektuplar –ki aslında sadece 4 kez cevap vermiş Zalım Naciye- (bkz. #31183159) olarak düşünülse de döneme dair birçok bilgiyi bizlere aktarıyor. -- Enver Paşa adeta tarihte silinip gitmemek için başından geçen her olayı, her düşüncesini “günlük” tadında yazmış mektuplarında ve özellikle muhafaza edilmesini istemiş Naciyesinden. -- Kitap; dönemin Avrupa Kültürünü, Osmanlının son çırpınışlarını, Orta Asya’da Türk ulusunun hayatta kalma mücadelesini, Rusya’nın aslında yoksullukla boğuşurken Bolşevik İhtilali ile dünya siyasetine yön verme çabalarını, Enver Paşa’nın gözünden anlatıyor. Öte yandan Anadolu’daki Milli Mücadeleye yönelik detayları ve Paşa’nın Mustafa Kemal ile ikili ilişkilerini de gözler önüne sürüyor. -- Sosyokültürel açıdan bakıldığında dönemin halklarını anlatması ve özellikle Osmanlı Sosyetesine mensup olan ailesinin günlük yaşantısını gözler önüne sermesi açısından da önem arz ediyor. Tabi bazı bölümlerde ailesinin deri giyme merakını gidermek amacıyla Rusya’da sokak sokak derici arayan Paşa’nın yaşadıklarını okuyan okur ‘koyun can kasap et derdinde’ demeden geri kalamıyor. -- Mektupların en çarpıcı yanı ise Paşa’nın Naciyesine karşı yaşadığı ihtiraslı tutkuları en ateşli şekilde anlatması. Murat Bardakçı’nın kitabın önsözünde söylediği gibi Paşa asker olmasa imiş kesinlikle ünlü bir şair olurmuş. Şairlerin dizelerini aratmayacak ihtiraslı tutkularını –biraz da tek taraflı olan- aşkını anlatışı -ki bazı bölümlerde Murat Bardakçı sansür uygulamak zorunda kalmış- Paşa’nın çok fazla bilinmeyen özel hayatını da çarpıcı bir şekilde yansıtıyor. -- Kısacası tarihle ilgilenen Paşa’nın özel hayatını ve o dönem coğrafyası hakkında bilgi almak isteyen okurların okumasını kesinlikle öneririm. -- Keyifli okumalar.
Naciyem Ruhum Efendim
Okuyacaklarıma Ekle
2
13
624 syf.
·
6 günde
·
8/10 puan
Naciyem, ruhum, efendim...
Merhabalar, Enver Paşanın Naciye Sultan'a yazdığı mektupları artık duymayan, bilmeyen yok sanırım. Mektupların manevi değeri olduğu kadar Enver Paşanın sürgün günlerinde yaptığı işler ve görüşmelere de açıklık getirdiği tarihi bir önemli yanı da var. Bu sebepten incelemeyi çift yönlü yorumlamakta fayda var diye düşünüyorum. Hürriyet kahramanı, İttihat ve Terakki Cemiyetinin lideri Enver Paşa, Moskova'da yaptığı görüşmeleri gün be gün mektuplarında da aktararak aslında biz gelecekteki halkına kendisini doğru/yanlışlarıyla anlatmaya çalışmış bence. Okuyacağınız mektuplarda da göreceğiniz gibi karşınızda bir liderden daha ziyade sürgüne mahkum edilmiş, yalnızlaştırılmış, gölgede kalmış hatta unutturulmuş bir Enver Paşa var. Öyle ki mahsuniyet eşine yazdığı mektuplarda sık sık "ağlamak istiyorum" deyişi ile çaresizliği ve özlemini ortaya koymakta. Mektuplar oldukça duygu yüklü. Tüm sıkıntılarından belki de kaçmak için Naciye'sine sığınması, ondan çocukça bir ilgi bekleyip sitemler etmesi.. Paşaların (hayatı savaşlarda geçmiş) da insani ihtiyaçlarının, duygularının olduğu bir kanıtı adeta. Diğer yandan tüm özenle, büyük bir sevgiyle ve sevgi açlığıyla yazılmış mektupların hakettiği karşılığı bulamaması oldukça acı verici. Naciye Sultanın sevgisinden okurken ben dahi şüphe ettim.. Bunca mektuba karşılık yalnızca 22 mektup! oldukça üzücü. Okurken NAciye Sultan'dan daha fazla hüzünlendim sanırım. Enver Paşaya, en önemlisi eşine karşı yaptığı haksızlık ve umarsızlık ortada. Naciye'sine "zalim" derken hakikaten abartmıyor. Paşa öldükten sonra paşanın abisi ile evlenen Naciye Sultan, resimlerinden de anlaşıldığı gibi oldukça mutlu görünüyor..
Naciyem Ruhum Efendim
Okuyacaklarıma Ekle
1
5