Bazı ormanlarda, bazı ağaç türlerinin en üstteki dalları birbirine değmeden büyür. Ve bu hadise, “taç utangaçlığı” olarak adlandırılır. Bitki biliminin ilk kez 1920’lerde keşfettiği bu gizemli olaya neyin neden olduğunun kesinleşmiş bir açıklaması şimdilik yok. Ama bazı bilim adamları, taç utangaçlığının ağaçların büyüme nodülünün rüzgâr gibi dış etkenlerle bozulmaması için meydana geldiği kanaatini taşır. Bazıları ise, zararlı böceklerin yayılmasını azaltmak ve parazitlerin ağaçtan ağaca geçişini engellemek için ağaçların bu davranışı gerçekleştirdiğine inanır. Biyolog Rebertus’a göre ise ağaçlar, ışıktan faydalanmayı optimize etmek amacıyla taç utangaçlığı davranışını sergiler. Yani ağaçlar, komşu ağaç dallarını algıladıklarında birbirlerini korumak için büyümelerini ya yavaşlatır ya da durdururlar. Bazı biyologlara göre de ağaçlar, taç utangaçlığı sayesinde aralarındaki rekabeti azaltır, güneş ışığını paylaşarak birbirlerini korur ve hayatta kalmak için kendi aralarında işbirliği yaparlar. Yani, ağaçlar komşularını önemser ve ortak bir amaç için birlikte çalışabilirler.
Şu pandemi günlerinde;
Hepimizin birbirinin dalını kırmamak, güneşine ve ışığına mani olmamak, parazit geçişlerini engellemek adına “utangaçlık” gösteren ve birbirinin “özel alanı”na saygı duyan ağaçların bu büyülü bilgeliğinden ilham alması ve sorumlu hareket ederek mesafesini koruması şart.