Batı'yı Batı yapan fikrî temeller, insanlığın ve İslam'ın ortak hazinesinden alınmıştır. Bizim için söz konusu olan bir istirdattır, yani kaybettiğimiz hazinelere sahip çıkmaktan ibarettir.
Üç kıtaya hâkim olmuş bir medeniyetin, dünyaya adalet ve kardeşlik dağıtmış bir ülkenin hiçbir zıpçıktı "uygarlığı" taklide ihtiyacı yoktur. Türkiye'nin kendisi kalması; insanlığın bütün keşiflerinden, bütün fetihlerinden faydalanarak ihtişamlı mâzisine layık bir istikbal inşa etmesi başlıca muradım...
Dava, bir karşı devrimle yeniden eski harflerimize dönmek değildir. Nesillerin hafızası ile oynamanın ne vahim neticeler doğurduğunu biliyoruz. Dava, irfanımızı yeniden fethetmek... Dava, ecdadın tefekkür hazinelerini bugünkü nesillerin tecessüsüne açmak, bir kelimeyle bugünü düne bağlamaktır. Dava, Latin harflerinin yanında İslam harflerine de hayat hakkı tanınması, Osmanlıcanın mekteplerimize girmesi, ilmin ve ihtisasın sesine kulak verilmesi, inkırazın eşiğine sürüklenen zavallı ülkemizin kaderi üzerinde hiçbir peşin hükme saplanmadan düşünülmesidir.
İslam harflerinin terakkimize mani olduğunu ileri sürenler, Avrupa'nın bizi yok etmeye karar vermiş yazarlarıydı. ... Başlıca hedefleri bizi tarihimizden, irfanımızdan, bir kelimeyle İslamiyet'ten koparmaktı.
Madde üzerindeki fetihleri, Batı insanını doyuramıyor artık, fakat istismar hummasından da vazgeçemiyor. Allahsız bir dünyanın kanma bilmeyen ihtirası insanlığa çok pahalıya mal oldu.