Uygarlık çağının ortasında, yasalar ve gelenekler aracılığıyla, dünyayı yapay olarak cehenneme çeviren ve ilahi kaderi
insanlık belasına bulaştıran toplumsal lanetlenme hali devam ettikçe, yüzyılın ilki insanın emeğinin sömürülmesinden dolayı aşağılanması, ikincisi kadının açlık yüzünden alçalması, üçüncüsü çocukların eğitimsizlik nedeniyle yeteneklerinin gelişmemesi olan üç temel sorunu çözülmedikçe,
bazı bölgelerde toplumsal baskı devam ederken, daha geniş anlamda yeryüzünde cehalet ve yoksulluk hüküm sürdükçe,
böyle kitaplar yararlı olmayı sürdüreceklerdir.
Ekonomi ancak diğer "parçalara" dayanarak anlaşılabilir,zira hem kendini çevreye yayar hem de kendi kapılarınıkomşularına açar. Eylem ve etkileşim vardır ortada.Kapitalizm denen, ekonominin o biraz özel ve kısmi biçimi ancak bu bitişik "parçaların" ve onların uzanımlarının ışığında tam olarak açıklanabilir; ancak o zaman hakiki çehresini
gösterir.
Küçük azınlığın koruluğu olan kapitalizm, toplumun aktif suç ortaklığı olmaksızın düşünülemez. Zorunlu olarak toplumsal düzenin bir gerçekliği, siyasal düzenin
bir gerçekliği ve hata medeniyetin bir gerçekliğidir. Çünkü belirli bir tarzda, toplum bir bütün olarak aşağı yukarı bilinçle
kapitalizmin değerlerini kabul etmek zonındadır.Ama bu her zaman vuku bulmaz.
Dramın kahramanları buğday, pirinç, veba, para, kambiyo senedi, teknoloji ve taşımacılık, barınma, giyim eşyası vesairedir: '"Buğdayın atfedilmez kusuru, düşük verimiydi"; "Pirinç gaddar ve insanı
köleleştiren bir üründü