"Tamamen yalnızım, iyice terk edilmişim. Bütün bağlar birbiri ardına kopuyor... yakında kendimi mutlak anlamda yalnız bulacağım.
İşin kötüsü, dünyadaki metafizik varlığımı asla unutamıyorum. Her hareketimi felç eden, sadeliğin, dolaysız heyecanın kanını bütün cümlelerimden çekip alan transandantal utangaçlık buradan kaynaklanıyor.
Dünyayla aramda nesneleri gerçekte oldukları gibi -başkaları için oldukları haliyle- görmemi engelleyen bir sis perdesi var."
"Kardeşliğin ve sevginin mutlak yokluğuyla çevrili etrafım. Bana bağlı olanlar bile gerçekten bağlı değil; dostum olmayan dostlarla, beni tanımayan tanıdıklarla çevriliyim."
"Gerçek adı meçhul ve gizli kalacak bir adamın takma ad altında ölümsüzleşmesi. İyice düşünüldüğünde, böyle bir adam kendini gerçekten ölümsüz olarak değerlendirmeyecek, gerçek ölümsüzün o meçhul adam olduğunu düşünecektir.
Ad dediğin nedir ki, diye düşünür: hiç, kesinlikle hiç. Sanatta, şiirde ya da herhangi bir şeyde ölümsüzlük nedir ki, dedim kendi kendime."
"Okumanın kölece bir düş görme biçimi olduğunu keşfettim. Eğer düş göreceksem, neden kendi düşlerimi görmeyeyim?
Vaktiyle okumayı biliyordum. Bugün okuduğumda yolumu kaybediyorum."