Ne diyebileceğimi aslında pek bilmiyorum. Kafama takılan uzun sürede takılacak olan bir çok konu var kısacık kitabın içinde. Bunlar dışında Bartleby karakterinin kim olduğu da dahil, yani yazar katibi pasif agresif direnişte olan biri olarak mı yarattı, anlatıcının yüzleşemediği bilinçaltından bir parça olarak mı yarattı, metafora mı somutluğa mı dayalı, okurun hayal gücüne mi bıraktı yoksa farklı bir amaçta mıydı emin değilim. Kafama takılan diğer bir soru işareti ise Bartleby'nin geçmişte neler yaşamış olduğu. Bunun açıkça verilmeme sebebi yazarın karakteri tasarlayışı da olabilir vereceği örneğin evrensel bir karşılık yakalayamayacağı düşüncesi de olabilir. Sonuçta herkesin Bartleby gibi mental duruma gelmesi için yaşamak istemeyeceği hadiseler farklıdır.
Bunlar tabi kitabı okuduktan sonra sizi alıp götürecek olan düşünceler değil. Onlar çok daha derin çok daha farklı. Bu elli sayfa kadar kısa olan ama aslında hayatınızın tümüne yerleşebilecek kadar da uzun olan kitabı bence herkes okumalı ve üzerine kafa yormalı.