“Şimdilerde insanların en büyük sorunu buydu işte: Sahip olduklarının kıymetini bilmiyor, her zaman daha fazlasını istiyorlardı. Hem de çalışmadan. Emek harcamadan. İstedikleri olmadığında şımarık veletler gibi sızlanıp duruyorlardı. Çoğu insan dünyanın onlara borçlu olduğuna inanıyor, hayatta yaptıkları yanlış seçimlerden başkalarını mesul tutuyorlardı. Ve herkes işler planladığı gibi gitmezse öylece bırakıp kaçabileceğini sanıyordu.”
“Hayat denen sergüzeşt, zararsız ve uzak hatıraya dönüşüyor usulca. İpinden çözülen sala benziyor insan da, hafifliyor. Bilseydim bunu, ölülere ağlamazsım hiç. Ama zaten insan, gidenlerin ardından, en çok kendi kalışına ağlıyor.”