Çiğdem

Çiğdem
Ondokuz Mayıs Üniversitesi Çocuk Gelişimi Atatürk Üniversitesi Çocuk Gelişimi Lisans
SİNOP
Üsküdar
52 okur puanı
Mayıs 2017 tarihinde katıldı
Her gün bu kadar güzel mi bu deniz? Böyle mi görünür gökyüzü her zaman? Her zaman güzel mi bu kadar, Bu eşya, bu pencere? Değil, Vallahi değil; Bir iş var bu işin içinde .. ORHAN VELİ KANIK
Şiir
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
RUBAİLER «— Şarapla doldur tasını, tasın toprakla dolmadan,» — dedi Hayyam. Baktı ona gül bahçesinin yanından geçen uzun burunlu, yırtık pabuçlu adam : «— Ben, bu nimetleri yıldızlarından çok olan dünyada açım,» — dedi, «şaraba değil, ekmek almaya bile yetmiyor param...» NAZIM HİKMET
ÜÇÜNCÜ ŞAHSIN ŞİİRİ Gözlerin gözlerime değince Felaketim olurdu, ağlardım Beni sevmiyordun, bilirdim Bir sevdiğin vardı, duyardım Ne vakit karşımda görsem Öldüreceğimden korkardım Felaketim olurdu, ağlardım Ne vakit Maçka'dan geçsem Limanda hep gemiler olurdu Ağaçlar kuş gibi gülerdi Bir rüzgâr aklımı alırdı Sessizce bir cigara yakardın Parmaklarımın ucunu yakardın Kirpiklerini eğerdin, bakardın Üşürdüm, içim ürperirdi Felaketim olurdu, ağlardım Akşamlar bir roman gibi biterdi Jezabel kan içinde yatardı Limandan bir gemi giderdi Sen kalkıp ona giderdin Benzin mum gibi giderdin Sabaha kadar kalırdın Hayırsızın biriydi fikrimce Güldü mü cenazeye benzerdi Hele seni kollarına aldı mı Felaketim olurdu, ağlardım ATTİLA İLHAN
Şiir
Yüzyıllık Yalnızlık
Albay Aureliano Buendia,yalnızlığının katı kabuğunu delmek için saatlerce çırpındı.Babasının onu buz göstermeye götürdüğü o uzaklarda kalmış günden sonra,tek mutlu anları ufacık balıklar yaptığı gümüş işliğinde geçen zamanlardı.Sadeliğin üstünlüğünü,ayrıcalığını anlayabilmesi için otuz iki savaş çıkarması, ölümle bütün anlaşmalarını bozması,ün denilen pisliğe bir domuz gibi bulanması ve tam kırk yıl yitirmesi gerekmişti.
Sayfa 193·Kitabı okudu
Ben Senden Önce Ölmek İsterim
NAZIM HİKMET Ben senden önce ölmek isterim. Gidenin arkasından gelen gideni bulacak mı zannediyorsun? Ben zannetmiyorum bunu. İyisi mi, beni yaktırırsın, odanda ocağın üstüne korsun içinde bir kavanozun. Kavanoz camdan olsun, şeffaf, beyaz camdan olsun ki içinde beni görebilesin... Fedakârlığımı anlıyorsun : vazgeçtim toprak olmaktan, vazgeçtim çiçek olmaktan senin yanında kalabilmek için. Ve toz oluyorum yaşıyorum yanında senin. Sonra, sen de ölünce kavanozuma gelirsin. Ve orda beraber yaşarız külümün içinde külün, ta ki bir savruk gelin yahut vefasız bir torun bizi ordan atana kadar... Ama biz o zamana kadar o kadar karışacağız ki birbirimize,