Çiğdem

Çiğdem
Ondokuz Mayıs Üniversitesi Çocuk Gelişimi Atatürk Üniversitesi Çocuk Gelişimi Lisans
SİNOP
Üsküdar
52 okur puanı
Mayıs 2017 tarihinde katıldı
AĞLAMAK ANLAMAKTIR Bu yeryüzü bu gökyüzü iyi güzel amenna Her işte bir hayır var doğru bunları geçmeyelim Ama bıktım artık şerden hayır damıtmaktan Misal şimdi yan yana uyumak var Uyumamakta hayır var da Uyumakta ne mahsur var Bir güzel olsak ya senle bu anlaşmamazlıklar niye Secdelere küs alnımda bir kara bir kara Kalksak gitsek ya şimdi Belki Abant olur belki Porsuğun kenarı Bayram namazından sonra Ben anlatsam sen anlasan beraberce ağlasak Ağlamak anlamaktır benimle ağlasana.. ALİ LİDAR
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Rebeca nın sağ olduğunu ve o böcek deliğinde çürüdüğünü bir an bile aklından çıkarmayan tek kişi,onu hiçbir zaman bağışlamamış olan yaşlı Amaranta ydı.Gün doğarken yalnız yatağında yüreğinin soğukluğundan üşüyerek uyanınca Amaranta nın ilk aklına gelen Rebeca olurdu.Pörsümüş göğüslerini,sarkmış karnını sabunlarken,kaskatı kolalı iç eteklerini ve bükülmüş belini düzeltmek için taktığı korseyi giyerken,elindeki o korkunç kefaretin siyah sargısını değiştirirken hep Rebeca yı düşünürdü.Amaranta her an,ister uykuda,ister uyanık olsun,ister öfkeli,ister sakin olsun,hep Rebeca yı düşünürdü.Çünkü yalnızlık,anılarını ayıklamış,yaşamın yüreğinde biriktirdiği özlem dolu süprüntüleri yakmış,geriye en acı anıları bırakarak onları arıtmış büyütmüş,sonsuzlaştırmıştı.
Sayfa 248·Kitabı okudu
İSTANBUL'U DİNLİYORUM İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı Önce hafiften bir rüzgar esiyor; Yavaş yavaş sallanıyor Yapraklar, ağaçlarda; Uzaklarda, çok uzaklarda, Sucuların hiç durmayan çıngırakları İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı. İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı; Kuşlar geçiyor, derken; Yükseklerden, sürü sürü, çığlık çığlık. Ağlar çekiliyor dalyanlarda; Bir kadının suya değiyor ayakları; İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı. İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı; Serin serin Kapalıçarşı Cıvıl cıvıl Mahmutpaşa Güvercin dolu avlular Çekiç sesleri geliyor doklardan Güzelim bahar rüzgarında ter kokuları; İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı. İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı; Başımda eski alemlerin sarhoşluğu Loş kayıkhaneleriyle bir yalı; Dinmiş lodosların uğultusu içinde İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı.
Her gün bu kadar güzel mi bu deniz? Böyle mi görünür gökyüzü her zaman? Her zaman güzel mi bu kadar, Bu eşya, bu pencere? Değil, Vallahi değil; Bir iş var bu işin içinde .. ORHAN VELİ KANIK
Şiir
RUBAİLER «— Şarapla doldur tasını, tasın toprakla dolmadan,» — dedi Hayyam. Baktı ona gül bahçesinin yanından geçen uzun burunlu, yırtık pabuçlu adam : «— Ben, bu nimetleri yıldızlarından çok olan dünyada açım,» — dedi, «şaraba değil, ekmek almaya bile yetmiyor param...» NAZIM HİKMET