“Önemi yok onu öldüreceğim!”
“Ne diyorsun sen küçük babanı mı öldüreceksin?”
“Evet yapacağım bunu. Başladım bile. Öldürmek Buck Jones’un tabancasını alıp güm diye patlatmak değil! Hayır. Onu yüreğimde öldüreceğim, artık sevmeyerek... Ve bir gün büsbütün ölecek.”
“Daha çok anlat.” dedim
“Hoşuna gidiyor mu?”
“Çok. Elimden gelse seninle sekiz yüz elli iki bin kilometre hiç durmadan konuşurdum.”
“Bu kadar yola nasıl benzin yetiştiririz?”
“Gider gibi yaparız.”