Şöyle yazıyordu ranzasının başucunda; "Yatağına iyi bak çünkü onu bir daha göremeyeceksin!" Bir söz ne kadar anlamlı olabilirse o kadar anlamlıydı ranzasına kazınan bu cümle; Mehmet bunu aylar sonra fark edecekti..
Acı çekmek bayılana dek dayak yemek değildi. Ayaktaki cam kesiğine eczanede dikiş attırmak değildi. Asıl acı, kalbi baştan aşağı sancılara boğan, insana sırrını kimselere anlatmadan ölmeyi arzulatan bir şeydi.
"Daha anlatsana, "dedim.
"Hoşuna mı gitti?"
"Hem de çok. Seninle sekiz yüz elli iki bin kilometre boyunca hiç durmadan laflamak isterdim."
"Benzinimiz yeter mi ki?"
"Yalancıktan doldurursak yeter."