Dilan Akkurt

Dilan Akkurt
@Clksudln
Türkçe öğretmeni
İstanbul
18 okur puanı
Aralık 2020 tarihinde katıldı
Uygarlık ve refah düzeyi ne kadar yüksek olursa olsun, on milyardan fazla insanın bir arada, hiçbir meseleleri olmadan yaşayabilmesi o kadar kolay bir şey değil.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
İşin bizi çok şaşırtan yanı şu: Orman-Göğüslüler gezegenlerinde daha milyonlarca yıl öyle bir tehlikeye maruz kalmadan yaşayabilirler. Buna rağmen, sanki gezegende yaşayanlar o tehlike ile bugün karşı karşıya imişler gibi, bunu en önemli mesele sayıyor ve önlemek için kolları sıvamış bulunuyorlar. Bu gezegende yaşayanlardan herhangi birinin aklından ‘Benden sonra tufan!’ gibi haince bir düşüncenin geçmemiş olması mümkün müdür? Ama, gezegende yıllık brüt gelirin önemli bir bölümünün, iç kuraklığın yayılmasını önlemek masraflarına ayrıldığını öğrenince, biz, bunu aklımızdan geçirdiğimiz için utandık.
Bilinen bir gerçektir ki insanlar Sana ancak çaresiz kalınca yardım dilemek için başvuruyorlar ve ellerinden başka bir şey gelmiyor. Bize acı, bizi koru, bize yardım et Allah’ım. İnsanlar doğru olsun, yanlış olsun, haklı olsun haksız olsun her şeyi Sen’den isterler. Bir katil bile içinden, Sen’in onun yanında olmanı ister. Oysa Sen hep susarsın. Neyleyim ki biz insanlar böyleyiz ve Sen’i özellikle başımız darda olduğu zaman hatırlarız, yalnız böyle zamanlarda varmışsın sanırız.
Onun niçin böyle davrandığını anlamaya çalıştım. Fakat yazık ki tatmin edici bir cevap bulamadım. Abutalip’ ten böylesine nefret etmesine, hiç tanımadığı bu adama kin beslemesine sebep ne ? Belki de bu, tarihin bazı dönemlerinde insanlara musallat olan bir hastalık, bir salgındır. Belki de, her insanın içinde bulunan gizli bir kıskançlık duygusunun, bir hırsın, onu gizli gizli kemirmesi ve böylesine korkunç bir suça itmesidir.
Üstesinden gelemediği çelişkilerle baş başa kalan insan, moral bakımından derinden derine sarsılır ama bunu kimseye söyleyemez, çünkü ona kimse yardım edemez. Bu korkunç bir yer kayması gibidir, tehlikeyi görürsünüz, ama bir şey yapamazsınız.