Seneca ’nın Mutlu Yaşam Üzerine – Yaşamın Kısalığı Üzerine metni en çok “meşguliyet”i hedef alıyor.Bugün adına başka şeyler diyoruz. Toplantı,bildirim,yoğunluk.Ama değişen bir şey yok.Hayat yine kaçıyor.Seneca’ya göre sorun zaman değil.Zamanın nasıl harcandığı.Kendi zamanına sahip olmayan biri, özgür değil.“Mutlu yaşam” dediği şey de büyük bir vaat değil.Sadece şuna indirgeniyor:İhtiyaçlarını çoğaltma.
Çünkü insan en çok eksik sandığı şeylerle köleleşiyor.Zaman kısmı daha sert.Gelecek yok,sadece kaygısı var.
Geçmiş yok, sadece izi var.Geriye kalan tek şey şimdi.Ama çoğu insan orada yaşamıyor.Seneca’yı güçlü yapan da bu: Zenginliği anlatması değil, zenginliğin yetmediğini söylemesi. Ve bunu en tepedeyken söylemesi, eleştirdiği hayatın içinde olması metni bende kırsa da, söylediği şeylerin gerçekliği değişmiyor.
Garip Meslekler Kulübü , birbirinden tuhaf meslekler icat eden insanların hikâyelerini anlatıyor.Bir şekilde yolu kesişen bu karakterlerin her biri, “normal” dediğimiz hayatın dışına çıkmış.
Bu kitapta fikirler var, zekâ var, hatta yer yer hayran bırakacak kurgu da var ama… kalp biraz dışarıda kalıyor.
O yüzden okurken kopmadım ama bağ da kuramadım.
Garip Meslekler KulübüG. K. Chesterton · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202594 okunma
Benjamin Button'ın Tuhaf Hikayesi Bu hikâye ilk bakışta “tersine yaşlanan bir adam” gibi fantastik bir fikir sunuyor. Aslında bu bana göre “insanın dünyayla uyumsuzluğu “ile ilgili bir hikâye.
Hepimiz zaman zaman yanlış zamanda doğmuş olma hissini yaşamıyor muyuz?
Benjamin yaşlandıkça gençleşiyor ama trajedi bu değil. Asıl mesele şu: İnsanlar onu olduğu haliyle kabul edemiyor. Hayatın doğal akışıyla hiçbir zaman senkron olamıyor. Sevilme ihtimali bile zamanın yönüne bağlı hale geliyor.
Kimi insan erken olgunlaşıyor, kimi geç… Kimi sevgiye hazırken karşısındaki değil, kimi ise tam tersi.
Benjamin’in yalnızlığı aslında çok tanıdık bir yalnızlık:
Anlaşılamayanın yalnızlığı… belki de hepimizin hayatının bir yerinde sessizce taşıdığı.Enteresan bir hikayeydi ben sevdim .