Daha önce de söylediğim gibi Ayşe Tolga ’nın kitaplarını ve insanlara yansıttığı enerjiyi seviyorum. Titreşimini Yükselt Hayatın Değişsin ise bunu daha somut bir yere taşıyor.
Kitabın içeriği; günlük hayatın içinde enerjiyi düşüren şeyleri fark etmek,
bedeni desteklemek (nefes, beslenme, rutinler), zihni temizlemek (olumsuz kalıplar, tekrar eden düşünceler) ve bunları küçük alışkanlıklarla dönüştürmek üzerine kurulu.
Aslında çoğumuzun bildiği ama uygulamakta zorlandığı şeyler…
İnsan neyi bildiğiyle değil, neyi gerçekten yaptığıyla değişiyor.
Kitabın sonundaki uygulama bölümü de bu anlamda bence oldukça kıymetli.
Daha önce okuduğum kitaplarıyla hayatıma eklediğim birçok rutin oldu ve faydasını da gördüm.
Bir yerden başlamak lazım.Hayat zaten yeterince ağır ve yorucu.
Bu düzenin içinde kendi enerjimizi yükseltebildiğimiz kadar…
aslında bütüne de katkı sağlıyoruz.
Ben buna inanıyorum.Keyifli okumalar .
Kitapların İyileştirme Gücü Bu kitabı gerçekten çok severek okudum. Sevmemin nedeni sadece iyi hissettirmesi değil,yazarın kendi okuma ,yazma tecrübeleri ve çevresinden aldığı geri dönüşleri harmanlayıp biraz da içimi ve zihnimi açmasıydı.
Yazarın sorduğu bir soru var, aklımda kaldı: “Bir kitabı okuduktan sonra ne düşündün?” Çoğu zaman okuyup geçiyoruz. Ama burada mesele okumak değil, kendine dönmek.
Hwang Bo-reum bahsettiği o okuma hali…
battaniyenin altına girip dünyadan biraz uzaklaşmak, ama aslında kendine daha çok yaklaşmak… çok gerçek.
Fotoğrafladığım o kadar çok sayfa oldu ki… Bunları saklamak, üzerinde düşünmek bana okumayı sadece bir alışkanlık değil, bir yaşam pratiği olarak gösterdi. Ömrüm boyunca istikrarlı ve sıkı bir okur olacağım. Belki yazmaya da başlayacağım; çünkü bazı şeyleri sadece okumak yetmiyor, kendi cümlelerimi kurmak istiyorum.
Bir dönem, kendimi iyi hissettiren şeyler okumalıyım diye şartlamıştım.
Ama zamanla fark ettim ki, en gerçek değişim ve farkındalık, sadece iyi hissettiren metinlerde değil…
Bazen rahatsız eden, düşündüren, huzursuz eden kitaplarda iyi geliyor insana. İnsanı gerçekten değiştiren şeyler her zaman rahat olanlar değil.
“Rahatsız olmaktan kaçma” fikri… ilk başta sert geliyor ama aslında çok tanıdık. En çok kaçtığımız şeyler, bizi en çok büyütecek olanlar. O yüzden değişim, dönüşüm dediğimiz şey ,sadece konfor alanımızı terk etmekle başlar.
Ve bazen en derin öğrenmeler, en küçük rahatsızlıklarla gelir; çünkü içimize inen, fark ettiren ve kalbimizi açan şeyler hep biraz sarsıcıdır.
Bu yüzden de ayrım yapmadan, bize değer katabilecek, içimize işleyen şeylere de şans verelim okuma listelerimizi oluştururken.
Keyifli okumalar.
Dünyada günde yaklaşık 3 kitap okuyan herkes iyi bir okuyucu olarak kabul ediliyor ancak gerçekte üç veya dört kez okuyabileceği tek bir kitaba sahip kişi gerçek okuyucudur.
Takeshi Okazaki, Kitap Koleksiyonculuğunun Çilesil
Okumak benim eğlencem, kafa dağıtma yolum, tesellim, benim küçük intiharım. Dünyaya katlanamadığım zamanlar bir kitap alıp battaniyenin altına kıvrılırım.
Susan Sontag, Bilincin Kapısını Aralamak 1