Hatice kübra

Hatice kübra
@Cocukanne
3 ₪günlük₪
Lisanın yetersiz olduğu anlarında, acizlik kilidinin anahtarı aranırmış.Kapılar kapalı arkanda korkular,endişe,acı ,gözyaşı gibi koca bir ordu senin kapıya açmanı beklermiş.Her ne olursa olsun açmalıyım dediğin kapı açılmamakta kararlıyken, kırk yerinden kırılan umudun geri dönmeye mecbur seni bekleyen o ordunun içine itermiş.Dalgalı bir denizin kaptanı olmakmış insan olmak.Uçsuz bucaksız dünya denizinde sonunun olduğunu bildiği halde deryanın mavi güzelliğine aldanmakmış.Konuşacak o kadar çok şeyin varken susmak ;bazen yüzmeyi bildiğin halde çırpınmamakmış.Dildeki ile bitmez savaşı ezelden ebede süre gelmiş haddimemi çaresini dilemek lakin küsmekte haklı değil mi gönül? Şayet biriktirdiği onca taş kıyıya vurmamakta...
İnsan
Reklam
Ah bizi içine almamak da zorlayan zor dünya bir elinparmağı sayısını geçmezdi belki yürekten yorulan biz insanların sesini. Salıncak gıcırtısı duymamış ,hayaller kurmamış,içimizden ağladığımız çığlıklar bir reklam arasına sığdırılmayı beklemiş,popüler aşk dizilerine baktıkları kadar umursanmadık bu hayatta gündem olamadık. Ziyan olduk şimdi kimin yakası tutulmalı kimden hesap sorulmalı!!!
Düşünce
GECEYE BİR NOT...
Bir cenazeye gittim yakınlarda ağlayan insanların tutumu çok farklıydı herkes acıyı farklı yorumluyordu kimisi düşünüyor kimisi sessizce kimisi dövünerek gözyaşı döküyordu."Başınız sağ olsun."dedim yaşlı teyzenin sözü dokunaklıydı: "Sanırsın ki ölen kişi çok iyi, sanırsın ki kimseyi üzmedi,kırmadı ki bu kadar arkasından yas tutanı var diyorsun yavrum ama şunu unutma "herkes kendi ölüsüne ağlar"kimisi ölen çocukluğuna,kimisi kaybettiği işine, aşkına ,zamanına kendi derdine işte yavrum bizim ölü olan başımız sağ olsa ne ki?" Kaynar sular altında biraz geç yandım galiba.Her insanın bir öldürdüğü her adımda andığı üzerine bir parça toprak attığı...Ömrün zamansız bir son buluş olduğu bu devirde ne çok abartıyoruz hayatı oysaki... Çocuğuyla kirlenmemiş,dertsiz sıkıntısız uyuyakalmamış,yağmur damlasının tadına bakmamış,özgürlüğüne ulaşacakmış gibi gıcırtılı bir salıncakta saçlarını savurmamış,bir şarkının sözlerini bağıra çağıra söylemeden,bir kitabın sayfasını ağlayarak kapamamış olmak milyonlarca virgülle uzar gider bu kervan.Geceleri uyumayan insanların gündüzlere sığdıramadığı dertleri vardır sözü biraz kılişe olsa da doğru galiba..
Edebiyat