Joseph Joseph

Günümüzde de Varlığını İkame Eden Şarlatanlar
Her mesleğin şarlatanı vardır. Onu, yığınla en kolay temasa getiren vasıtaların muhiti içinde sık sık görürsünüz, hemen bütün kongrelere koşar, bütün toplantılarda bulunur, bütün gazetelerle dost olur, matbuata iki günde bir beyanat ve fotoğraf verir, müthiş iddiacı ve yeni tez, yeni keşif ve yeni icat propagandacısıdır. Mesleğin hiçbir temsil selahiyetini haiz olmadığı halde bütün meslekdaşları namına konuşur, sık sık eser neşreder sonunda ve bazan formalık bir risalenin sonunda bir forma bibliyografya koyar, ilim adamı geçiniyorsa mensup olduğu şubenin edebiyatını en çok yapan odur. Edebiyatçı geçiniyorsa kitapçıya gazetelerde ismini büyük puntolarla ilân ettirir. Tiyatrocu ise afişlerin başına kendi ismini kendi eliyle yazar... Mısraın şekline özünden, jeste fikirden ziyade itina eder. Bütün muvaffakiyetlerinin insan gözüyle alâkası olduğunu keşfetmiştir. Göze çarpmak, göze girmek, göz oyalamak, göz kamaştırmak, göz boyamak ve bunun için de açıkgöz olmak... Aykırının ve acaibin uyandıracağı ilk hayret anındaki şuur kıtlığını istismar umumi dikkatin uyukladığı ve şahsiyetlerin yığın disiplini altında uyuştuğu kalabalıklar içinde manyetizmacı rolünü yapar. Umumi dalgınlık anlarını sezmekteki dikkat çevikliği sayesinde rızaları ve muvafakatları aşırarak taraftar bulur, sihir ve kerametin muvakkat zaferini yığının uykusuna borçluyuz.... Şarlatanı öldürmek için iki yaman silah: İstihza ve lâkaydidir. İkincisine hepimiz muktedir olduğumuz halde en az kullandığımız silah budur. Çünkü şarlatanın ilk hüneri alâkamızı avlamaktır....
Sayfa 229 - Peyami Safa, Tan, 11.9.1935·Kitabı okudu
Şarlatan Sendromu
Reklam
Seni başkalarının mısraların da okurum diye ödüm kopuyor.