ORTAÇAĞ CADISI

ORTAÇAĞ CADISI
GRİMOİRE
“Şimdi,” dedi adam, “şimdi uzaklaştık, şimdi kurtulduk, gerçekten uzaklaştık Tenar. Bunu hissediyor musun?” Hissediyordu. Karanlık el, kalbinin üzerindeki, ömür boyu süren hükmünü geri çekmişti. Ama dağlar da olduğu gibi neşelenemiyordu. Başını kollarına gömerek ağladı; yanakları tuzlu ve ıslaktı. İşe yaramaz bir kötülüğe bağımlı geçirdiği, boşa harcanmış yıllarını ağladı.Acı acı ağladı çünkü özgürdü. Öğrenmeye başladığı şey aslında özgürlüğün yüklüydü. Özgürlük ağır bir yüktür, ruhun yüklenmesi gereken büyük ve garip bir sorumluluk. Kolay değildir. Verilen bir armağan değil, yapılan bir seçimdir; Bu seçim de zor bir seçim olabilir. Yol, yukarıya, ışığa doğru çıkar; ama yüklü yolcu oraya hiçbir zaman varamayabilir.
Alıntı
Reklam
“Ya Arha olman gerek ya da Tenar. Her ikisi birden olamazsın.” Derin sesi, kendinden emin ve kibardı. Kız gölgeler arasından onun sert, yaralı ama gaddarlık ve hile bulunmayan yüzüne baktı. “Eğer karanlık varlıkların hizmetinden ayrılırsam, beni öldürürler. Eğer bu mahalden ayrılırsam ölürüm.” “Sen ölmezsin. Arha ölür.” “Ben yapamam…” “Bir insanın yeniden doğabilmesi için,ölmesi gerekir Tenar. O taraftan görüldüğü kadar zor bir şey değil bu.” “Dışarı çıkmamıza izin vermezler. Hiçbir zaman.” “Belki vermezler. Yine de denemeye değer. “ 
Alıntı
Sen sarıp sarmalanmış, üstü örtülmüş, karanlık bir yere gizlenmiş bir fener gibisin. Yine de ışığın parıldıyor; ışığını söndürememişler. Seni gizleyemiyorlar. Işığı bildiğim gibi, seni bildiğim gibi, senin ismini de biliyorum Tenar.
Alıntı
“Onların gerçekten öldüklerini mi düşündün? İçinden öyle olmadığını biliyordun. Onlar karanlık ve ölmez varlıklar; ışıktan da nefret ederler: Bizim ölümlülüğümüzün kısa, Parlak ışığından. Onlar ölümsüzdür. Ama tanrı değiller. Asla tanrı olmadılar. Onlar hiçbir insan ruhunun tapınmasına layık değiller.” Kız, gözleri ağırlaşmış; bakışı, titreyen lambaya dikilmiş,dinledi. “Sana şimdiye kadar ne verdiler Tenar?” “ Hiç.” Diye fısıldadı kız. “Verebilecekleri hiçbir şeyleri yok. Yapıcı hiçbir güçleri yok. Tüm güçleri karartmak ve zarar vermek. Bu mahalden ayrılamazlar; Onlar burası; ve burası onlara bırakılmalı. Onlar İnkar edilmemeli ve unutulmamalı ama onlara tapmamalı da .Yer güzeldir, parlaktır ve şevkatlidir ama hepsi bu kadar değil. Aynı zamanda yer korkunçtur, karanlıktır, acımasızdır.. Tavşan, yeşil çayırlarda ölürken çığlık atar. Dağlar, gizli ateşlerle dolu büyük ellerini yumuk yaparlar. Denizde köpekbalıkları vardır; ve insanların gözlerinde acımasızlık. Ve eğer insanlar bu şeylere taparlarsa ve kendilerini bunların önünde alçaltırlarsa, bundan kötülük doğar..
Örümcek ağına girmemeleri için sineklerin kurala mı ihtiyacı vardır?
Alıntı
Reklam