Plağın burası çizilmiş olmalı, cızırdayıp duruyor. Ama insanın içini daraltan bir şey var. O da şu : iğnenin plak üzerinde böyle kısaca öksürmesi, melodiye hiç dokunmuyor.
Melodi öyle uzaktaki bunu da anlıyorum, plak
çizik olup eskiyebilir, şarkıcı kadın belki ölmüştür, ben birazdan buradan ayrılıp trenime bineceğim. Ama bir şimdiden öteki şimdiye düşen geçmişsiz ve geleceksiz varoluş ardında, her gün biraz daha ayrışan, pul pul dökülen ve ölüme doğru kayan şu seslerin ardında melodi,hiç değişmeden, sımsıkı ve genç bir halde acımasız bir tanık gibi duruyor…