DP, Türkiye köylülüğüne destek vermiş, onu diriltmiş ve çiftçi statüsüne yükselmiş bir partidir.
Zira dünyadaki gelişmeler de gösteriyor ki çiftçiliğin belinin kırılması bazı lafazanlıkların aksine hiç de hayırlı neticeler vermez.
O günden bu yana Türkiye anayasaları boyuna yenileniyor. Yenilenmeyen politikanın örgütlenme biçimi ve eğitimidir. Türkiye'nin hekimlerinin niteliği değişti, mühendislerinki değişti, işletmecileri, iktisatçıları, bir ölçüde sosyal bilimcileri değişti; ama siyaset kadrolarında mükemmeleşme olduğunu söylemek çok zor. Çünkü siyasi partiler uzun ömürlü olmadıkları gibi kadrolarını batılı partiler gibi yetiştiren örgütlenme ve eğitimden uzaklar. Sorun, ülkeyi yönetecek seçkinler grubunun yapısında yatıyor.
CHP hiçbir devirde olmadığı kadar modern ve laik yaşamın gürültüsünü çıkarıyordu. DP'lilere tarikatçılık suçlaması yapılıyordu. Aslında bu iki partinin aynı kökten geldiği ve yöneticilerinin aynı zihniyetten çıktığı unutuluyordu.
Demokrasi ve seçim bir usul meselesidir, usule soğukkanlı bir şekilde uyulur ve kanun uygulanır. Yani iradeler saptırılsa da sandığa atılan reyin kutsiyetinin korunması gerekir.