Ali Erdoğan

Ali Erdoğan
@Coldplays
DP'nin farklı sekillerde tezahür eden şehir yoksulluğuna karşı önlem almaya niyetli olmadığı açıktı. Bu tavrın net bir yansımasını, DP iktidarının en son aşamasına kadar bir türlü kurulamayan Sosyal Hizmet Enstitüsü örneğinde buluyoruz. Böyle bir enstitü kurulması fikri, büyük ölçüde dış kaynaklıydı ve yoksullukla mücadele alanında modern bir yaklaşım benimsenmesi gerektiğine işaret ediyordu. Birleşmiş Milletler'in bu amaçla Türkiye'ye dört milyon dolarlık bir fon sağlamayı taahhüt etmesi, Ford ve Rockefeller vakıflarının da aynı iş için on milyon dolar civarında bir kaynak sağlamaya hazır olduklarını belirtmeleriyle, 1954 yılında bir Sosyal Hizmet Enstitüsü kurulması çalışmaları başladı ve bir kanun taslağı hazırlandı.
Sayfa 171·Kitabı okudu
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Ailenin köyde kalan fertleri ve sahip olunan toprak mülkiyeti hakları, şehre göçün köyle bağlantıyı koparmak anlamına gelmesini engelledi. Dolayısıyla, şehirdeki çalışma koşullarının kötülüğü ve sosyal güvencesizliğin yarattığı bireysel sorunlar, köyle bağın koptuğu bir ortamda yaşanacağından daha hafif yaşandı. Buna paralel olarak, şehirde iş bulup çalışan aile fertlerinin katkılarıyla köydeki küçük toprak mülkiyetinin korunması kolaylaştı. Bazı araştırmacıların dikkat çektikleri gibi, küçük köylülüğün korunması açısından DP'nin göçün önünü açan yaklaşımı CHP'nin göçü engellemeye çalışan yaklaşımından daha etkili oldu.Kısacası köyden şehre gelip güvensiz çalışan nüfusun, yaşam stratejilerini köyle şehir arasında çeşitlendirme imkânına sahip oluşu, formel bir sosyal güvenlik şemsiyesinin yokluğunu dengeleyebildi.
Sayfa 167·Kitabı okudu
Hayırseverlik teması, 1960'a kadar DP iktidarı boyunca, giderek azalarak ama tamamen ortadan kalkmadan varlığını sürdürüyor. 1960 sonrasında ise, bu tema yerini sağ siyaset tarafından da benimsenen sosyal devlet vurgusuna bırakıyor.
Sayfa 158·Kitabı okudu
Tek parti döneminde devletin, çalışan yoksulların durumunu düzeltmek için bir şey yapmamanın ötesinde, hem işçi örgütlenmesinin hem de genel olarak sol örgütlenmenin önünü radikal bir biçimde keserek, onların kendilerini savunmalarını da imkânsız kıldığı söylenebilir.
Sayfa 149·Kitabı okudu
Köy enstitülerinin, tıpkı tarım ve sanayide çalışanların ulusal bir emek piyasası içinde birlikte ele almayan yaklaşım gibi, eğitimde de köy ve şehri ayrı ayrı düşünen, ortak sosyal ve ekonomik alanın içinde birlikte ele almayan yaklaşımın parçası olduğu da görülebiliyor. Dolayısıyla tek parti döneminde eğitim, bir fırsat eşitliği veya günümüzün deyişiyle "sosyal içerme" vurgusuyla değil, köyün ihtiyaçlarına göre biçimlenmiş oluyor.
Sayfa 123·Kitabı okudu