Kûtü'l Amâre zaferi; çok iyi yetişmiş ve teknik bilgi gücünü azami ölçüde hayata geçiren kurmay sınıfı ile bütün imkânsızlıklar içinde büyük bir inatla direnmesini, direnmenin de ötesinde hücum etmesini bilen küçük rütbeli zabitler ve bölgenin sıcağı ve coğrafyasına son derece yabancı olmalarına rağmen büyük bir özveri ile savaşan Anadolu kökenli askerlerce kazanılmıştır. Buna rağmen Kûtü'l Amâre zaferi, ne okul müfredatında ne de bilimsel araştırmalarda hak ettiği yeri bulmuştur.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Yüzbaşı Fallon Almanları gaddar, fırsatçı askerler olarak niteliyor. Buna karşılık Türkler için "Bir şeytan gibi savaşır ama centilmendir, aciz olana saldırmaz ve dokunmaz" diyor.
Türkler bu büyük savaşta "vatan ve millet" mevhumunu II. Meşrutiyet'in nutukları ötesinde kurumlar olarak benimsedi. Köyler çiftçilerini , kasabalar zanaatçılarını bu savaşta kaybettiler, okullarda sınıflar boşaldı. 1922 Türkiye'si , 10 yıldır savaşan bir çilekeş milletin yurduydu.
Anayasal sistem bir uyum, bir gelenekselleşme, toplum üyelerinin belirli asgarî müşterekler çevresinde anlaşması demektir. Bu bir toplumsal mukaveledir. Hiç şüphesiz ki sosyal mukavaleler noterlikte, parlamentoda veya referandumda değil; günlük hayatımızda egemen olan yaşam biçimi ve alışkanlıklarla sağlanır.