Evet, Ruth'un masumiyetine, saflığına halel gelmemişti; ama öte yandan vişneler onun da dudaklarını boyuyordu. Kendisi evrenin amansız yasalarına nasıl tabiyse, o da tabiydi.
Sayfa 115 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Kocaman, koyu şarap rengi suyu olan vişnelerden yiyorlardı. Martin'in gözüne, kızın dudaklarını boyayan vişne suyu koyusu ilişti. Bir anda kızın bütün ilahiliği paramparça oldu. Onun da dudakları Martin'inkiler gibi ettendi, vişnenin suyu kendi dudaklarını nasıl boyuyorsa, onun dudaklarını da öyle boyuyordu. Kadındı o, bütün kadınlar gibi bir kadındı.
Kitaba daha da yaklaşınca kızın saçları yanağına değdi. Ömrü boyunca sadece bir kez bayılmıştı, şimdi ikinci olacak diye düşündü. Zor nefes alıyordu, sanki kalbi kanını bütün vücuduna değil de sadece boğazına pompalıyordu.
Ruth'un söylediği kelimeleri telaffuz ettikçe kımıldaşıp oynayan o dudakların hareketlerini izlemek, ona müthiş zevk veriyordu. O dudaklar, bütün erkek ve kadınların sahip olduğu sıradan dudaklardan değildi. İnsanla aynı çamurdan yapılmamışlardı.
Sayfa 71 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu