''Şirk dininin her zamanki çabası şu olmuştur: Tabiat ötesi inancı, ilah veya ilahlara olan inancı, ahiret inancını ve mukaddesata olan inancı kullanarak; gaybi güçlere olan imanı tahrif ederek, kısacası bütün dini ve itikadi esasları kitabına uydurarak ve tahrif ederek mevcut durumu meşru göstermek ve temize çıkarmak.''
....
''İslam Peygamberi'ne bakın. Taif'te, Bedir'de, Uhut'ta, Hevazin'de, Mekke'de İslam Peygamberi'ne karşı kılıç çekenlerin, ona eziyet edenlerin kaçı dinsizdi, kaç tanesi hiçbir dini inanca sahip değildi? Böyle olan bir kişi dahi bulunamaz, bir kişi! Hepsi, doğru ya da yanlış bir inanca sahipti. Bütün söylemleri, şiarları şundan ibaretti: Peygamber'i, Abdullah Oğlu Muhammed'i ve ona inananları ortadan kaldırmak. Peki neden? Zira İbrahim'in evinin hürmetini ortadan kaldırmak istiyor. Neden? Çünkü öğretimizi, mukaddesatımızı ve inancımızı ayaklar altına alıyor; çünkü bu evi ve bu mukaddes beldeyi(Mekke) yok etmek istiyor; çünkü Allah ile bizim aramızda aracı olan mukaddesatımızı, putlarımızı, mabutlarımızı ve şefaatçilerimizi yakıp yıkmak istiyor. Bu nedenle Peygamber dönemi boyunca İslam'a karşı savaş açan Kureyş'in ve bütün Arapların şiarı, ''dine karşı din'' idi.''
.....
''Diğer taraftan yine bu din, bu dini duygu, tarihteki varlığını şirk boyutuyla devam ettiriyor. Bu devamlılık öyle bir hal almıştır ki daha önce söz ettiğim dinin(tevhid dini) karşısına en büyük güç olarak çıkmış ve tevhid dininin yayılmasına en çok direnen ve en şiddetli biçimde karşı çıkan şirk dini olmuştur.''
......
''Bundan dolayı ''müşrik'' dindardır ve dini bir şahsiyete sahiptir. Fakat gerçek dini ölçüler ve dini hakikatler açısından yanlış bir yola sapmıştır. Yanlış din, di nsizlikten farklı bir şeydir. Dolayısıyla şirk bir dindir ve insanlık tarihinin en eski dini biçimi olarak kabul edilmiştir.''