Günaydın 1K
Sosyal Medyanın, bu günkü teknolojik gelişmelerin doğal bir sonucu olarak toplumun üzerinde çok büyük bir etki oluşturan bir sosyal iletişim dünyası olduğunu kabul edersek, şu yeryüzünde yaşayan biz
Temel Akîde
Sana "Dînin nedir?" denilince, de ki: "Dînim İs-lâm'dır. Onun da aslı ve temel kuralı şu iki şeydir: Birincisi: Bir ve tek olarak ortağı olmaksızın Allah'a ibâdet emri, buna davet ve teşvik etmek, bu uğurda dost-luk yapmak ve bunu terk edeni tekfir etmektir. İkincisi: Allah'a ibadette şirk koşmaktan sakındır-ma, bu konuda tavizsiz ve sert bir tutum takınmak, bu uğurda düşmanlık etmek ve onu işleyeni tekfir etmektir.
“Palyaço” sözcüğünün “saman çuvalı” anlamına geldiğini biliyor muydunuz? Kelimenin kökeni, İtalyancada saman anlamına gelen "paglia" sözcüğüne dayanır. Bu kelimeden türeyen "pagliaccio" sözcüğünün etimolojik olarak birebir çevirisi saman çuvalı veya saman yatağı demektir. On altıncı yüzyıl İtalyan halk tiyatrosunda sahnede sürekli sakarlık yapan ve dayak yiyen komedi karakterleri, fiziksel darbelerden korunmak için içi samanla doldurulmuş çok bol ve kaba kıyafetler giyerlerdi. Seyircilerin, sahnede yuvarlanan bu karakterlere giydikleri şişkin kostümden dolayı saman çuvalı lakabını takmasıyla, bu kelime zamanla tüm dünyada sirk ve gösteri sanatçılarının evrensel adına dönüşmüştür.
Ölçülü Sev! Ölçü Ne?
Adviye Molla her gece yaptığı gibi gene ölülerini tutturdu. Veli Koca'dan, büyük Sinan Ağa'dan başladı, Cangüzel'e dayandı. Cangüzel'in ölümü Adviye Molla'nın hayatında öyle bir kaygı idi ki demekle bitmez tükenmez. İşte hatırlar hatırlamaz gene can evine pır pır bir uçuş, boğazına ateş, gözlerine acı yaş düştü. Cangüzel, vefâsız oğlu küçük Sinan Ağa'nın sevdâsına kurban gitmişti. Ne hikmettir ki insanlara en zorlu hicran, en çok sevip baş tâcı ettikleri taraftan gelir. Kişi suç işler, cana kıyar, hazîne soyar, siyaset güder, hattâ tahta el atar, cezâsını bulur. Fakat dünyâda âşık kadar cezâ gören hiç bir kātil, hiç bir uğru veya devlet düşmanı yoktur. Çok sevmek hayatta en büyük suçu işlemek demek midir? Hafız Nûri, Adviye Molla'nın içinden çıkamadığı bu sırra bir gün şöyle karşılık vermişti: - Belî zâhir, molla kadın! Aşırı sevmek Hak Çalap'a şirk koşmaktır. - Âlâ dersin ama n'idelim? Hâtun tek evlâdını da gönlü alabildiği kadar sevmesin mi? - Dilerse sevsin. Bedelini vermeyi göze alırsa. - Bedeli de ne ola? - Ciğer kanı, ruh selâmeti. Hafız Nûri'nin hikmeti harfi harfine çıkagörünmüş. Cangüzel, oğlunun aşkına ciğerinin kanını tükettikten sonra hiç olmazsa ruh selâmetini kurtarmak için secdeye düşmüş, seccâdesi üstünde inleye inleye ölmüştü.
Sayfa 122·Kitabı okuyor