Böyle gitmez dedirtir
Gökyüzü yeryüzüne
Yeryüzü gölgesine denk düşen tabiatına uygun tınlanım yasası ile yeni bir resim çizer yüzüne
Yırtılmış tüm yüz ve ağızları bir torba gibi büzer.
Varlığın ihtiyaçları sınırsız değildi
Şeytani bir şirk niyet sınırsız olduğunu iddia etti
Doyumsuz, aç gözlü sınır tanımaz olur
Sonsuz olan yaşamdır, sınırsız olan evren
Sen ey şirk ve uşağı sonlu ve geçici misafir.
Ebû Hüreyre’den (radıyallahu anh),
Resûlullah’ın (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir:
Cennet kapıları pazartesi ve perşembe günleri açılır. Kardeşi ile arasında kin ve düşmanlık bulunan kimse hariç, Allah’a şirk koşmayan
herkes bağışlanır. (Meleklere):
“Birbiriyle barışıncaya kadar o ikisini bekletin! Birbiriyle barışıncaya kadar o ikisini bekletin!” buyrulur.
Hz. Lokman, daha çok oğluna verdiği hikmetli öğütler ile yâd edilmekteydi:
“...Yavrucuğum! Allah’a ortak koşma! Doğrusu şirk, büyük bir zulümdür.”
“Yavrucuğum! Yaptığın iş (iyilik veya kötülük), bir hardal tanesi ağırlığında bile olsa ve bu, bir kayanın içinde veya göklerde yahut yerin derinliklerinde bulunsa yine de Allah onu (senin karşına) getirir. Doğrusu Allah, en ince işleri görüp bilmektedir ve her şeyden haberdardır.
Yavrucuğum! Namazı kıl, iyiliği emret, kötülükten vazgeçirmeye çalış, başına gelenlere sabret. Doğrusu bunlar, azmedilmeye değer işlerdir.
Küçümseyerek insanlardan yüz çevirme ve yeryüzünde böbürlenerek yürüme. Zira Allah, kendini beğenmiş övünüp duran kimseleri asla sevmez.
Yürüyüşünde tabiî ol, sesini alçalt. Unutma ki seslerin en çirkini merkeplerin sesidir.”
Hak'tan gayrını öldüren "la" kılıcıdır,
Çekip salladıktan sonra geriye ne kalır?
Her şey yok olur, yalnız baki Allah kalır,
Sevin ey âşık! Sende artık şirk mi kalır?
Mevlânâ Celaleddin-i Rumi
ŞİRK: Allah’a zatın da, sıfatlarında ya da fiillerinde denk tutmak, ortak koşmaktır veya kişinin her hangi bir ibadet türünü ya da ibadet sayılabilecek her hangi bir şeyi Allah dışında bir başka varlık için yapmasıdır. Allah ve Rasulu'nün emrettiği bütün inanç, söz ve amellerin Allah için yapılması tevhid ve iman olarak adlandırılırken; bunların Allah dışında bir varlık için yapılması da şirk ve küfür ola- rak adlandırılır. Allah'ın kendisine has bir takım özellikleri, vasıfları ve yetkileri vardır. Bunların tamamını ya da her hangi birisini Allah'tan başka varlıklara vermek şirktir.