Allah ve Rasûlü helal ve haramlardan oluşan bir din sınırı belirlemiştir . Buna , “ Allah'ın sınırları " anlamında “ hududullâh ” denir . Müslüman olduğunu söyleyen herkesin , bu hududa titizlikle riayet etmesi ve asla onun sınırlarını çiğnememesi gerekir .
Esved ( rahimehullah ) , ilme , zikre ve namaza düşkün olduğu gibi , oruç tutmaya da son derece düşkün idi . Günlerini oruç tutarak geçirir , hatta fazla oruç tutmaktan dolayı bazen halsiz düşerdi . Bu durumu gören arkadaşları acıdıkları için ona : -Niçin bu bedene bu kadar eziyet ediyorsun , diye sordular . Bunun üzerine o , aslında hem oruç için hem de diğer tüm ibadetler için üzerinde düşünülmesi gereken şu manidâr sözünü söyledi : -İşimiz çok zor , işimiz çok zor ! Ben aslında bu bedenin ( âhirette ) rahat etmesini istiyorum . ( Bu nedenle onu bu dünyada çok yoruyorum . )
Mü'minlerin dördüncü râşid halifesi Ali ( radıyallahu anh ) , hepimizin ezbere bilmesi gereken müthiş bir sözünde şöyle der : بِهِ صِرْتَ فِي وَثَاقِهِ ، فَاخْزُنْ بِهِ ، فَإِذَا تَكَلَّمْتَ بِهِ الْكَلَامُ فِي وَثَاقِكَ مَا لَمْ تَتَكَلَّمْ لِسَانَكَ كَمَا تَخْزُنُ ذَهَبَكَ وَوَرِقَكَ فَربَ كَلِمَةٍ سَلَبَتْ نِعْمَةً وَجَلَبَتْ نِقْمَةً . “ Söz , sen onu söyleyinceye kadar senin esirindir . Söyledikten sonra ise sen onun esiri olursun . Altın ve gümüşü saklayıр koruduğun gibi , dilini de koru . Çünkü nice söz vardır ki bir nimeti elde etmeye , nice söz de bir musibeti başa getirmeye sebep olur . "
Tabiînin büyüklerinden Hasan - ı Basrî ( rahimehullah ) da şöyle der : “ Abidler , Allah'ın yasakladığı şeyleri terk etmekten daha faziletli bir şeyle ( Allah'a ) ibadet etmiş değillerdir . "