“Çünkü tarih geçmişte neler olup bittiğini bilmek için okutulmaz. Gelecekte, kendi milletinin hayatını temin için takip edebilecek hareketi öğrensin diye öğretilir. Esas amaç budur.”
Bir insan her masada olup da ortaya elle tutulur gözle görülür ürün koyabilir mi ya gerçekten? Bono işte bunu yapıyor. Anakronizm kavramını kendisinin resim sergisi sayesinde öğrendim. Şiir kitapları defalarca kısa sürede baskı üstüne baskı yaptı. Dizi, podcast, şarkı ve saire… Ve şimdi de roman.
Kitap bittiği için üzgünüm şu an. Bir solukta bitti. Bono, Aile İşi dizisinde yer alırken bütün övgüler dizinin piyasadaki bir boşluğu doldurduğu için yerinin ayrı olduğu yönündeydi. Ki bence de öyle. Ateşli Silahlar ve Bilardo da öyle. Kitap da bence öyle. Türkiye’nin roman ayağında bir açıklığı dolduruyor. 260 sayfa merak ve gizemle okurken son 4 sayfadaki finalle pamuk gibi oldum. Söylenecek çok şey var ama şimdilik bu kadar.
“O kadar güzeldi ki binlerce güzel parçaya ayrılması gerekmişti. O kadar güzeldi ki, tek bir ana sığması zamana haksızlık olacağı için zamanın kendisine dönüşmüştü.”