Her ne durumda olursa olsun, toplum bir lütuftur ama en iyi durumdaki bir yönetim bile kötüdür; en kötü durumunda dayanılmaz bir şeydir; çünkü bizler yönetimsiz bir ülkede bekleyebileceğimiz türden felaketlere yönetim yoluyla
maruz kaldığımızda, bize ıstırap çektiren vasıtayı yaratanın da bizler olduğu düşüncesi başımızdaki felaketi daha da arttırır. Yönetim de giysiler gibi yitirilen masumiyetin simgesidir: kralların sarayları cennetin dayanak noktalarının kalıntıları üstünde yükselir.
Resim, Yunanlılar arasında öylesine önemli ve öylesine takdire şayandır ki yasalar ve fermanlar, kölelerin resim yapmayı öğrenmesini yasaklamıştır. Bu onlar için kesinlikle daha iyiydi, çünkü resim sanatı, daima özgür zihinlere ve soylu ruhlara layıktı.
Sanatın kökenini felsefeden çok biyolojide aramak istiyorsanız, "Sanat İçgüdüsü" ufuk açıcı bir rehberdir. Kitap, sanatı elit bir hobi olmaktan çıkarıp insan olmanın en temel yapı taşına indirger.
Sanat İçgüdüsüDenis Dutton · Ayrıntı Yayınları · 201733 okunma
Zihin, hayattaki sorunları muhayyilede keşfedip çözmek için kurmacayı kullanır: “ Hayatın sanatı taklit ettiği klişesi doğrudur çünkü sanatın bazı türlerinin işlevi, hayatın bunları taklit etmesidir.”
Platon’a göre sanat -resim, heykel, oyunculuk, şiir veya düzyazı- ne şekilde olursa olsun kendisi de sonsuz biçimlerin taklidinden başka bir şey olmayan deneyimlediğimiz şekliyle fiziki dünyanın temsili olduğundan, her zaman sadece taklidin taklididir. Dolayısıyla sanat sistematik olarak yanlış yönlendiricidir. Gerçekliğin çekici ve eğlenceli bir görünümünü sunmak süratiyle insanları en iyi ihtimalle gerçekliğin doğasına dair kafa karışıklığına en kötü ihtimalle de ahlaken yozlaşmaya iter. Platona göre sanat her türlü yanlış insan duygusunu harekete geçirir.