Merhaba, öncelikle söylemek isterim ki bu aralar elimi nereye atsam kadın odaklı bir kitap okurken buluyorum kendimi. Yioo yioo rahatsız değilim bu durumdan tam tersi bu konular üzerinde daha çok düşünmeye başladım. Kitap çıktığı dönemde bolca tartışmaya yol açmış. Kitabı okursanız neden olduğunu açıkça görürsünüz. ( Bir uyanış miktarınca spoi içerir!!!!!!!!)
Neyse kitaba gelecek olursak ilk sayfaları New Orlens' da bir tatil köyünde geçiyor. O kısımları sıkılarak ve Robert abinin neden sürekli kadınların dibinden ayrılmadığını düşünerek geçirdim. Aşırı sinir olduğum bir karakter oldu kendisi. Yia düşünsenize kız kıza oturmuş örgü örüyorsunuz herifin teki gelmiş sandalyenizin dibinde bütün gün oturuyor sizinle yiaa sabırr.... Neyse kitabın devamı Fransa' da geçiyor o kısımlarda olay örgüsünü daha iyi anlamaya başladığımı söyleyebilirim. Daha keyifle okumaya başladım. Kitabın adının 'Uyanış' olmasını kadının özgürlüğüne ilk adım atması olabilir. Bunu da yüzmek ile bağdaştırmışlar. Başrol karakterimiz Edna yüzemeyen biriyken bir gün çabaları sonucu yüzmeye başlar. O anda bir şeyler yavaş yavaş değişmeye başlar. Hani bazen küçücük bir olay yaşarız ama bu olay bizde büyük bir aydınlanmanın tetikçisi olur. Edna' nın uyanışı da yüzmeyi öğrenmesiyle başlıyor diyebiliriz.
Şimdi kitapta sevmediğim bir iki kısımdan bahsedeceğim. İlki kitabın başlarındaki ruh hikayeleri idi. Bunlar gözümüze gözümüze sokulunca bu tarz bir şey çıkacak belki kadının değişimini buna bağlayacaklar diye düşündüm ama sadece o kısımda kaldı.
İkinci ve cidden en dayanamadığım kısım; neden bir kadının özgürleşmesi ya da mesleğine tekrar dönmesi gibi olaylarda tetikleyici olarak üzücü bir ayrılık yaşamak zorunda. Sinirlediğim nokta şu bir kadın herhangi bir erkek tetikleyici olmadan kendi hür isteğiyle