Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Güneş ışığı yukarıdan aşağıya dökülüp her yere dağılır gibidir, dökülür ama yok olmaz, çünkü ışığın dağılması genişlemedir aslında. Güneş ışınları yayıldıkça genişler. Güneş ışınlarının nasıl bir şey olduğunu dar bir aralıktan karanlık bir odaya giren güneş ışığını izleyerek anlayabilirsin. Dümdüz uzanır ve karşısına çıkan ilk katı nesneye vurunca durur; ne geriler ne de yok olur. Düşüncenin yayılıp genişlemesi de böyle olmalıdır: Dökülüp dağılmalı ama genişleyerek. Karşısına çıkan engellere karşı zor kullanmaz, üzerlerinde bir baskı oluşturmaz, sadece durup taviz vermeden bekler ve ulaştığı her şeyi aydınlatır. Çünkü yoluna çıkan bu engel bu ışığı iletmezse, kendini düşüncenin ışığından mahrum eder.
Sayfa 88 - Türkiye İş Bankası-Kültür Yayınları·Kitabı okudu
"Her şey düşüncene bağlı, düşüncen de sana. Bu yüzden istediğinde düşünceni ortadan kaldırırsan, bir burnu dönüp huzurlu, dingin bir koya ulaşmış gibi olursun."
Sayfa 129 - Türkiye İş Bankası-Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Epiktetos, çocuğunu öpen birisinin içinden şöyle demesi gerektiğini söyler: "Yarın bir ihtimal öleceksin." "Ne uğursuz laflar bunlar." "Doğal bir olayı işaret eden hiçbir şey uğursuz değildir," dedi Epiktetos. "Eğer bu sözler uğursuzsa, başakların biçildiğini söylemek de uğursuzdur."
Sayfa 122 - Türkiye İş Bankası-Kültür Yayınları·Kitabı okudu
İçindeki soluğun ve ateşin bütün parçaları doğaları gereği yükselme eğiliminde olsalar bile, evrenin düzenine itaat ederler ve içinde kalmaya devam ederler. İçindeki bütün toprak ve sıvı parçaları da doğaları gereği alçalma eğilimin de olsalar bile, yükselip kendi doğalarına aykırı bir yerde dururlar. Böylece elementlerin de bütüne itaat ettiklerini ve ayrılma işareti alana kadar zorla yerleştirildikleri yerde kaldıklarını görürüz.
Sayfa 120 - Türkiye İş Bankası-Kültür Yayınları·Kitabı okudu