Türklerin ana gövdesi bu şekilde günümüze kadar Oğuzlar üzerinden gelir. Batı Göktürklerin ,634 yılında başlayan boyların yeniden kendi aralarındaki örgütlenmesi silsile olarak Oğuz Yabgu'nun ,Büyük Selcuklu'nun ,Türkiye Selçuklularınin , Osmanlı'nın ve Türkiye Cumhuriyeti'nin oluşturduğu bu silsileyi çok iyi anlamamız gerekiyor. Bütün mesele budur.
İslam kaynakları Araplar ve Farslar Oguzlara Türkmen demeye başlıyorlar.Musluman olan Oguzlar Türkmen ,olmayanlar ise Oğuzlar olarak hayatlarını sürdürüyorlar.
Balasagun'daki Burana Kulesi bir minare olmakla birlikte çok özel bir amaçla kullanılmış:Dedik ya, Moğollar tıpkı ucu bucağı belirsiz deniz gibi bozkırın sonsuzluk hissi veren duzluklerine Talay diyorlar; talayin ortasında bir tür deniz feneri gibi aslında . Burana'nin üstünde geceleri ateş yakılıyor,karanlıkta İpek Yolu yolcuları,kervanlar bu ışığı görüp gelebilsinler diye. Hakikaten bozkırda bir deniz feneri gibidir Burana.
Batı uygarlığının Orta Çağ olarak tanımladığı dönemde Türkistan'dan başlayıp en doğudaki Türk yerleşimlerine kadar konuşulan dilin ruhu bugün adeta derin dondurucuya konulmuş gibi Uygur Türkçesinde yaşamaktadır. Geçmişten gelen bu tortu ağzinizda tadına doyulmaz bir lezzet , kulağınızda en güzel melodi olur.