Gülderen tekin

Gülderen tekin
@Cornflover
Umudum var benim
Filozofların Tanrısı
İslam ve yahudilikteki gibi genellikle teolojik konularda aklın sınırları hakkında bilinç sahibi mistikler olan filozofların felsefe geleneğine sadık kalmışlardır. Dinsel inançlarını bilimsel çalışmalarına eklemlemek ve buna daha sıradan deneyimleriyle bagdastirabilmek için Tanrı'nin varlığı konusunda akılcı kanıtlar geliştirmişlerdir.Kisisel olarak Tanrı'nin varlığı konusunda kuşkuları yoktur ve çoğu kimse onların kazanmalarının sınırları konusunda çok iyi bilgi sahibidirler. Bu kanıtlar inanmayanlari ikna etmek için geliştirilmiş değildir çünkü bizim çagcıl anlamamizla ateistler henüz ortada yoktur. Bu doğal teoloji ,dolasiyla,dinsel deneyime giriş değildir,ona eşlik etmektedir: Feylesoflar ,mistik deneyim sahibi olmadan kendinizi Tanrı'nin varlığı konusunda akılcı yolla ikna etmeniz gerektiğine inanıyorlardı. Bu gerekiyorsa,tersi bir siraylaydi. Yahudi, Müslüman,Yunan Ortodoks dünyalarında filozofların Tanrısı hızla mistiklerin Tanrısi haline geliyordu.
Sayfa 309·Kitabı okudu
Reklam
Onun yöntemi bize Tanrı'nin bir nesne olmadığını anımsatmak için geliştirilmişti; bizim anlayabilecegimiz anlamda bir "varlık" tasimiyordu.Tanri "Var olmaktan fazla"ydi. Onun varlık biçimi ,bizim hayvandan hayvanın bir taştan farklı oluşu gibi farklıydı. Ama eğer Tanrı " Hiçbir şey" ise " Her şey " demekti çünkü bu " üstün varlık"ın anlamı Tanrı'nin tek başına sahici varlık olması,her şeyin parçası olduğu öz olması demekti. Erigena'nin paradoks teolojisinde Tanrı hem "her şey" dir hem "hiçbir şey". Bu iki terim birbirini dengeler ve yalnızca bizim "Tanrı" sözcüğümüzün simgeleyebilecegi gizemi ortaya koyan yaratıcı bir gerilim taşır.
Sayfa 297·Kitabı okudu
Sonunda 1099 yazında Kudus'ü fethettiklerinde ,şehrin Yahudi ve Müslüman sakinlerine Yeşu'nun hırsıyla saldırdılar ve cagdaslarini bile şoke eden bir vahsilikle onları katlettiler. Bundan sonra Avrupa Hristiyanları Yahudi ve Müslümanlari Tanrı'nin düşmanları olarak gördüler; uzun süre, kendilerini barbar ve aşağı hissetmelerine yol açan Bizans'in Yunan Ortodoks Kilisesi'ne karşı derin bir düşmanlık beslediler.
Sayfa 295·Kitabı okudu
Aziz George ,Aziz Mercury ve Aziz Demetrius gibi savaşçı azizler onların inancında Tanri'dan daha önemli yer tutuyordu ve pratikte pagan ilahlardan pek farkili değillerdi. İsa, dirilmiş Logos olmaktan çok haclilarin feodal lordu gibi görülüyordu: Malikanesini -Kutsal Topraklar'ı- kâfirlerden geri almak için şövalyelerini toplamıştı. Yolculuklarına başladıklarında haclilardan bazıları Ren Vadisi'ndeki Yahudi topluluklarını İsa'nın öcünü almak için katlettiler. Haclilari çağırdığında Papa 2. Urbanus'in kafasındaki düşünce bu değildi ama Haçlıların çoğuna ,İsa'yi öldürdüklerini bildikleri - ve öyle sandiklari- ve hemen yanı başlarındaki insanlar sağ ve esenken ,haklarında hemen hiçbir şey bilmedikleri Müslümanlara ulaşmak için üç bin mil yürümek çok ters gelmişti.
Sayfa 295·Kitabı okudu
On birinci yüzyıl boyunca Cluny Manastırı ve ona bağlı Benedikten keşişleri ,onların savaşçı ruhunu kiliseye bağlamaya çalışmış ve hacilik gibi kendini adamaya dayanan uygulamalarla onlara doğru Hristiyan değerleri öğretme çabasında bulunmuştu. İlk haçlı seferlerine katılanlar,Yakın Dogu'ya yaptıkları seferlerini Kutsal Topraklar'a hacca gitmek olarak görmüşlerdi ve Tanrı ile din hakkında halen çok ilkel görüşlere sahiptiler.
Sayfa 294·Kitabı okudu
Reklam