CoverSkull

CoverSkull
@Coverskull
an observer
10 okur puanı
Mayıs 2025 tarihinde katıldı
“Ruh birdir.“ sözü yanlıştır; Farklılık ruhlardadır.
Derler ki insanların cisimleri çeşitlidir; kimi Hindu, kimi Türk, kimi Rum, kimi Ermeni; kimi siyah, kimi beyaz; fakat ruh birdir. Bu manayı yanlış anlamışlardır; aksine farklılık ve başkalık ruhlardadır; çünkü cisimler, deri, et, kan ve benzeri dört unsurdan oluşur. Ruhların aksine bunların hepsi birdir; zira “El-ervâhu cunûdun mücennedetun fe-mâ te‘ârafe minhâ i’telefe ve mâ tenâkera minhâ ihtelefe.“ Ruhlar, donanmış ordular gibidir; birbirleriyle tanışanlar, birbirleriyle anlaşır, kaynaşırlar, birbirlerini kabul etmeyenlerse ayrı kalır, anlaşamazlar [buyrulmuştur]. Her ruh, başka bir kuştur ve başka bir madendendir; zira “En-nâsu me‘âdinun ke-me‘âdini’z-zehebi ve’l-fizzati” İnsanlar, altın ve gümüş madenleri gibi madenlerdir [buyrulmuştur]. Yetmiş iki millet bu yüzden var olmuştur; çünkü her milletin başka bir maksadı, başka bir isteği vardır. Suretteki farklılık, mananın farklı olmasındandır; zira suret, mananın elinde alettir. Cisimler, kafesler gibi bir türdür; fakat her kafeste başka bir kuş vardır. Şöyle ki şeklen aynı tahtadan ve kamıştan yapılmış yüz binlerce kafes görürsün; ama birinde kumru, birinde bülbül, birinde dudu vardır. Her kuşun ayrı bir şekli başka bir sesi vardır ki ne bu ona benzer, ne de o buna. Cisimleri ve ruhları böyle bilmek gerekir.
Sayfa 170·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
Herkese verdi ayrı bir varlık, ayrı bir özellik; Birinden şarap, diğerinden sarhoşluk, mestlik. Gökyüzünde ay, güneş ve yıldızlar, Yeryüzünde küçük büyük bütün varlıklar, Hepsinin varlığı ondan hâsıl oldu; Her biri kendi değerine kavuştu. Besleyip büyütüyor, eğitiyor Allah [azze ve celle], Herkesi liyakatleri, kabiliyetleri nispetinde. Farklı bir iş vermiş her birine, Müfret harfler gibi ya harfinden elif’e. Her birinin gelişip büyümesi, canlılığı O’ndandır, Birinin durgunluğu, diğerinin hareketliliği O’ndandır. Kimi dev gibi yerin altında yurt tutmuş, Kimi de İsa gibi gökyüzünde padişah olmuş. Herkeste O’nu gör; O’nun bağışıdır zira Yoktur dosttan başkası çekirdekte, kabukta. Bu örnek, sizin anlayacağınız kadardır; Asıl olan, aşktan doğan bakıştır, anlayıştır. O bakışın yanında bu, bir tılsım gibidir; O müsemma gibi, bu ise isim gibidir.
Sayfa 160·Kitabı okudu
Şiir
Güzel yay çeki[p keman çalı]yor onun oku; Onun bam ve tiz [telleri de] çok etkili oldu. Küçük büyük bütün dünya halkı, Onun inlemesiyle feryada başladı. Herkes onun sesinden işitti kendi sırrını; Her biri ayrı ayrı gördü kendi dildeşini, sırdaşını. Herkes o bir sesten bir hisse aldı, Her birinin kulağı güzelce dinledi bir kıssayı. Yüz binlerce halk onun tek sesinden Muradına erdi konuşmadan, söz söylemeden. Sadece ilkbahar değil, yüz binlerce çeşitli ağaç, Meyve veriyor hem ekşi hem tatlı [kulaç kulaç]. Her tarafta yüzlerce gül bahçesi ve dikenlik bitmiş onunla; Dünyada bağlar, bahçeler ve meyveler ayaktadır onunla. Diken ve hurma [neşe] dolar ilkbaharın kavuşmasıyla, Aynı şekilde Yaradan’ın temiz nuruyla, ışığıyla, Yeryüzü ve gökyüzü dolar [neşeyle], Akıllar, nefisler, insan ve cin de. [Hak Teâlâ] vücuda getirdi âlemi yokluktan, İyiye ve kötüye ikram etmek için lütfundan.
Sayfa 158·Kitabı okudu
Şiir
4. Ama O Bir Sesten Herkes Kendi Gam Hikâyesini Anlar
Gerçi rebabın sesi aynıdır, bir sestir; ama o bir sesten herkes kendi gam hikâyesini anlar. Bizzat bu bir ve aynı ses, birbirine benzemeyen yüz binlerce farklı hâlin sırdaşı, dildeşi olur; sade ve renksiz olan, ama kendisiyle ağaçlarda ve meyvelerde birçok çeşitli renk ve tat ortaya çıkaran ve kendi eşsiz güzelliğini o çeşitli şekillerde gösteren bahar mevsimi gibi. Bunun gibi Hak Teâlâ bütün âlemi yarattı; eğitiyor, öğretiyor ve besleyip büyütüyor. Herkes ve her şey, her biri, karıncadan Süleyman’a kadar, neye sahiplerse, layık oldukları ölçüde O’nunla sahip olurlar. Bundan dolayı O’nun cemalini görmeyi, müşahede etmeyi, O’nun yüzüne bakmayı, yarattıklarında, eserlerinde yapmak, O’nu onlarda görmek ve bilmek gerekir; fakat bu görüş, ilmî ve aklîdir.
Sayfa 156·Kitabı okudu
Alıntı
Vücudun da ruhun da o Hay ve Kayyum ile diridir, Aklın da imanın da O’nunla ayaktadır, kaimdir. O ihsan sahibi [Rabb’i]nin rızası, emri ve nehyi olmadan, Bir damarın bile hareket edemez bedeninde [hiçbir zaman]. Senin hareketlerin O’ndandır her zaman, Bir saman çöpü gibi, ırmak üzerinde giden, akan. Uyuman, uyanman, yemen, içmen senin, Sağlığın, hastalığın, hayrın ve şerrin senin, Hepsi, ey oğul, o sırları bilen [Hak Teâlâ’dan]; Kalp gözünü aç ve iyi bak gönülden, candan. Ta ki her şeyin o olduğunu göresin açıkça; Saf, tortu, çekirdek ve kabuk iki dünyada. Artık Allah’a sarıl, vazgeç kendinden; Varlığın ve benliğin kökünü sök at kökünden. Ta ki sen, o olasın, kendinden kurtulasın, Can nakdini cananın hazinesine koyasın. Dile sığmaz bu mananın şerhi; Bırak bunu, rebaptan başla haydi.
Sayfa 156·Kitabı okudu
Şiir
Reklam