Deniz Uzay
Di buona volantà sta pieno l’inferno*
*Cehennemin yolları iyi niyet taşlarıyla döşenmiştir
Kafamın içi masmavi gök, uçmaya hazırlanıyorum.
Yaşasın Cumhuriyet!
Derin ve Delfin’in üniversitede başlayıp büyük bir aşka dönüşen hikâyesini okuyoruz. Birbirlerini çok seven bu çift, yanlış anlaşılmalar, kırgınlıklar ve yılların getirdiği acılar yüzünden ayrı düşüyor. Delfin’in yaşadığı korku ve öfke onu bambaşka bir karar almaya iterken, Derin ise sevdiği kadını ve oğlunu yıllarca bilmeden yaşamaya devam ediyor.
Sonrasında Derin bir oğlu olduğunu öğreniyor; adı Merih. Derin, Merih ve Delfin için elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyor. Tekrar bir araya geliyorlar. Delfin, Derin’i tamamen affetmemiş olsa bile çocukları için aynı evde güzel bir yuva kurmaya çalışıyorlar. Delfin yeniden güvenmek istiyor ama yaşadığı kırgınlıklar ve gururu buna engel oluyor. Buna rağmen Derin’e karşı hissettirdiği aşkı da tamamen yok sayamıyor.
Kitapta en çok dikkatimi çeken şey; sevginin sadece aşk olmadığını, aynı zamanda sabır, anlayış ve emek gerektirdiğini göstermesiydi. Özellikle Merih için verdikleri mücadele, aile olmanın ne demek olduğunu hissettiriyor. Delfin’in kırgınlıkları bazen insanı yoruyor ama yaşadıklarını düşününce onu anlamamak da zor.
Akıcı ve duygusal bir kitaptı. Okurken insanın aklında şu soru kalıyor: Gerçekten seven insanlar, ne olursa olsun birbirine ikinci bir şans verebilir mi?
Siz olsaydınız ikinci bir şans verir miydiniz?
Güven kırıldıktan sonra aşk devam edebilir mi?
Aşk mı daha güçlüdür, gurur mu?
ÇırpınırkenDeniz Uzay · İkinci Adam Yayınları · 20265 okunma
Kendini boşuna harcamış olur insan, / Dilediğine erer de sevinç duymazsa. / Yıktığın hayat kendininki olsun daha iyi, / Yıkmakla kazandığın şey kuşkulu bir mutlulukla."
Dostoyevski ve William Shakespeare’in ölümsüz eserlerinden yankılar taşıyan, kalbe dokunan, derinlikli bir ikinci şans hikayesi: “Çırpınırken” Deniz Uzay
"Canı yanmış bir kadından daha korkuncu, daha tehlikelisi, daha paramparçası yoktur..." felsefesiyle şekillenen bir hayat...
Delfin, yıllarca kalbindeki acıya sarılarak, gururunun ardına sığınmış ve öfkesiyle örülü bir kabuğun içinde yaşamıştı. Hayatında her şey eksilmişti, bir tek şey hariç: Oğlu Merih. Onu her an sevgiyle sarıp sarmaladı, sevgisizliğin içinde sevgiyi yeniden filizlendirdi.
Bu sırada ünlü oyuncu Derin Uçar, yıllardır kayıp olan karısından bir haber beklemektedir. Ve o beklediği haber nihayet gelir... Karısı ülkeye geri dönmüştür! Ama bu dönüş, beraberinde yıllardır saklı kalan sarsıcı sırları da getirir.
Delfin büyük bir sırrı açığa çıkarır: Derin'in öldü sandığı oğulları yaşıyordur...
Derin, bir yanda öfke, bir yanda tarifsiz bir sevinç içinde ne yapacağını bilemez
Ama içindeki en kuvvetli his hala aşktır. Ne yaşanırsa yaşansın, o kadını hala sevmektedir ve tek bir şey ister: Bu defa, gerçekten bir aile olabilmek
Kitabın en etkileyici yanı, karakterlerin hatalarıyla, zayıflıklarıyla ve en önemlisi de bitmek bilmeyen umutlarıyla çok insani resmedilmiş olması.
Bu, sırların ortasında bile sevginin nasıl iyileştirici bir güce dönüşebileceğini anlatan, kalbe dokunan bir anlatı. Kalpten gelen bir aşk, sessizliğin içinde bile yaşamaya devam eder...
Eğer kalbinize dokunacak ve sizi sevginin gücüne yeniden inandıracak samimi bir hikaye arıyorsanız bu kitaba mutlaka şans verin derim. Yazarın dili o kadar yalın ve içten ki
ÇırpınırkenDeniz Uzay · İkinci Adam Yayınları · 20265 okunma
Bayramdan sonra kaldığımız yerden devam! Herkese selamlar, bugün kitaplığımın yeni misafiri olan ve yazarından okuduğum ilk eser olma özelliğini taşıyan "Çırpınırken" ile geldim Kitabı bitirdiğimde içimde hem bir hüzün hem de sıcacık bir umut kaldı diyebilirim
Bazen hayat bizi öyle yerlerden vuruyor ki, kendimize sığınacak bir kabuk örüyoruz. İşte Delfin tam da böyle bir karakter. Yıllarca kalbindeki o dinmeyen acıyla, gururuyla ve öfkesiyle yaşamış bir kadın Hayatındaki her şey eksilmiş, geriye bir tek canından öte tutunduğu oğlu Merih kalmış. Merih’in, Delfin’in kendini dünyadaki en sevgisiz hissettiği anda hayatına girmesi ve onunla birlikte sevginin yeniden filizlenmesi beni gerçekten çok etkiledi Bir annenin her şeye rağmen evladını sarıp sarmalaması, onu her an sevgiyle büyütmesi kitabın en duygusal yönlerinden biriydi.
Hikayenin diğer tarafında ise başarılı oyuncu Derin Uçar var Yıllardır kayıp olan karısından bir iz, bir haber bekliyor. Ve o beklenen haber nihayet geliyor: Karısı ülkeye dönmüştür! Ama bu dönüş beraberinde yıllardır saklı kalan büyük sırları da getiriyor. Derin, öldü sandığı oğlunun aslında hayatta olduğunu öğrendiğinde yaşadığı o karmaşa; bir yanda öfke, bir yanda tarifsiz bir sevinç... Ama her şeyin ötesinde o sönmeyen büyük aşk! Derin, ne yaşanırsa yaşansın o kadını hala seviyor ve tek bir şey istiyor: Gerçek bir aile olabilmek
Kitap boyunca o "ikinci şans" ihtimalinin peşinden gitmek beni çok heyecanlandırdı. İnsan gerçekten ne kadar uzağa giderse gitsin, kalbindeki sessizlikte bile o aşk yaşamaya devam ediyormuş Özellikle kitaptaki şu söz altını defalarca çizilecek cinsten: "Kendini reddedersen ne kalır senden geriye?" Bu cümle üzerine sayfalarca konuşulabilir; insanın kendi benliğine, yaralarına ve geçmişine sahip çıkmasının ne
ÇırpınırkenDeniz Uzay · İkinci Adam Yayınları · 20265 okunma