Onu aldatan ya da onun aldattığı gençlik umutlarından, başkalarının kalbini yaşlılıkta bile coşkulandıran bütün tatlı-hüzünlü, aydınlık anılardan elini çekmişti.
Annesinin dışında belki hiç kimse onun yeryüzüne gelişini fark etmemiştir, onu yaşadığı sırada çok az kişi fark etmiştir, ama herhalde, onun yeryüzünden nasıl kaybolduğunu da kimse fark etmeyecektir; kimse sormayacak, onun için üzülmeyecektir, kimse de ölümüne sevinmeyecektir.
Ah aşk, ölüme koşuyorum
sonsuz derdime son vermek için,
bu korkunç, bu güçlü acıyı
bir an önce dindirmek için,
ama ne zaman geçide varsam,
öyle seviniyorum ki oraya vardığımda,
yeniden hayat buluyorum,
erişemiyorum işkence denizinin limanına.