Ahmet Emin Güler

Ahmet Emin Güler
@Culerin
Kalem Suresi 10-13. Ayet
10-13. Sürekli (yalan yere) yemin edip duranlara, aşağılıklara, (herkesi) kötüleyenlere, söz götürüp getirenlere, iyiliğe engel olanlara, saldırganlara, günaha gömülenlere, kaba olanlara, ardından da kötülükle damgalı kişilere itaat etme!
Sayfa 563 - Haliç Üniversitesi Yayınları·Kitabı okuyor
İslam
Mülk Suresi 10. Ayet
10. “(Elçileri) dinleseydik yani aklımızı kullansaydık şu alevli ateş halkı arasında olmazdık!” diyeceklerdir.
Sayfa 561 - Haliç Üniversitesi Yayınları·Kitabı okuyor
İslam
Mümtehine Suresi 7. Ayet
7. Allah sizinle düşman olduklarınız arasında bir dostluk meydana getirebilir. Allah her şeye gücü yetendir. Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir.
Sayfa 549 - Haliç Üniversitesi Yayınları·Kitabı okuyor
İslam
Vâkı‘a Suresi 79. Ayet
79. Ona arındırılmış (melek)lerin dışında kimse dokunamaz. Not: Buradaki mesaj Yüce Allah’ın katındaki saklı kitaba Allah’a yakınlaştırılmış meleklerden başkasının dokunamayacağı, ulaşamayacağı, müdahale edemeyeceği gerçeğine dikkat çekmeyle ilgilidir. Konunun, mevcut hâliyle eldeki mushafa abdestsizlerin dokunamayacağı şeklindeki bir yasakla ilişkisi yoktur. Kur’an, kendisine dokunulsun diye indirilmiş bir kitaptır; ona abdestli dokunmak ise bir saygı göstergesidir; hüküm değildir. Kur'an'ın okunması açısından tek şartın Nahl 16:98. ayette olduğu gibi kovulmuş şeytandan (zihnin içindeki vesveselerden, şüphelerden, kötü düşüncelerden temizlenip) Yüce Allah'a sığınmaktır; yani istiâzedir.
Sayfa 536 - Haliç Üniversitesi Yayınları·Kitabı okuyor
İslam
Necm Suresi 32. Ayet
32. Ufak tefek kusurlar dışında, büyük günahlardan ve çirkinliklerden kaçınanlara gelince, Rabbinin bağışlaması çok geniştir. O, sizi topraktan yarattığı zaman ve siz annelerinizin karınlarında saklı (ceninler hâlinde) bulunduğunuz sırada (bile) sizi iyi bilendir. (Bu nedenle) kendinizi temize çıkarmayın! O, takvâlı (duyarlı) olanı iyi bilendir. Dipnot: Benzer mesajlar: Nisâ 4:49; Nûr 24:21. Bu ayetin nüzûl sebebi olarak şöyle bir olay nakledilmektedir: Ümmü’l-‘Alâ adlı kişi muttakî birisinin cenazesine yönelerek, “Ey Ebû Sâib, senin adına şahidim ki Allah sana ikram edecektir” deyince, Hz. Muhammed ona şöyle demiştir: “Allah’ın ona ikram edeceğini sen nerden biliyorsun ki! Allah’a yemin olsun ki Allah’ın peygamberi olduğum halde, yarın bana ne yapılacağını ben bile bilmiyorum” (Buhârî, Cenâiz, 3).
Sayfa 526 - Haliç Üniversitesi Yayınları·Kitabı okuyor
İslam